İSVİÇRE BARIŞ MECLİSİ

İSVİÇRE BARIŞ MECLİSİ "LEBEN einzeln und frei/ wie ein Baum und brüderlich/ wie ein Wald ist unsere Sehnsucht. http://www.barismeclisi.com

VIVRE comme un arbre, seul et LIBRE, Vivre en frères comme les arbres d`une forêt, Ce rêve est le notre." "LEBEN
einzeln und frei/ wie ein Baum
und brüderlich/ wie ein Wald
ist unsere Sehnsucht.

* * *
VIVRE comme un arbre,
seul et LIBRE,
Vivre en frères comme les arbres d`une forêt,
Ce rêve est le notre.

* * *
YAŞAMAK,
BiR AGAÇ GiBi
TEK
VE
HüR,
VE BiR ORMAN GiBi KARDEŞCESiNE
BU HASRET BiZiM..."




* http://www.barismeclisi.com/

* http://www.turkiyebarismeclisi.org

* [email protected]
------------------------------------------*
* http://facebook.com/isvicrebarismeclisi
--------------------------------------------------*

1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ🕊Onların sınırları varBizim yollarımızOnların orduları varBizim çocuklarımızOnların haritaları v...
01/09/2026

1 EYLÜL DÜNYA BARIŞ GÜNÜ🕊

Onların sınırları var
Bizim yollarımız
Onların orduları var
Bizim çocuklarımız
Onların haritaları var
Bizim göçlerimiz
Onların güvenliği var
Bizim korkularımız

Onlar duvarların sahibidirler
Biz gölgenin
Onlar sınır kapılarının
Biz yolların
Onlar gemilerin
Biz boğulanların
Onlar gökyüzünün
hava sahasını paylaşırlar
Biz yağmuru
Onlar toprağın tapusunu taşırlar
Biz toprağın kokusunu
Onlar dünyayı satın aldılar
Ama rüzgâr hala bizim

Onların gökyüzünde uçakları
Bizim kuşlarımız
Onlar petrol kuyularını sayıyorlar
Biz ölüleri
Onlar cephaneleri sayıyorlar
Biz eve dönemeyenleri
Onlar yeni pazarlar açıyorlar
Biz yeni mezarlar

Silah fabrikalarında gece vardiyası var
Hastanelerde ilaç yok
Bir füze bir okuldan pahalı
Bir tank bin çocuğun sütünden

Onların çocukları savaş tarihi okuyor
Bizim çocuklarımız
savaşın içinde büyüyor
Onların oğulları kahraman oluyor
Bizimkiler duvarda fotoğraf
Onlar zafer konuşmaları yapıyorlar
Biz cenaze

Onların sığınakları yerin altında
Bizim evlerimiz zaten yerle bir

Onların kırmızı çizgileri var
Bizim kanımız

Bir mezarı gösterip
Ötekini kazıyorlar
Ölüler ise birbirlerine düşman değildir

Dünya küçücük sevgilim
Bir avuç toprak
Biraz su
Biraz gökyüzü
Nasılsa hepsinin sahibi var
Yalnız barışın yok

Ama şimdi
BARIŞ istemek zorundayız sevgilim
Çünkü savaş onların
Ölmek bizim…”

____ 🕊️

01/09/2026
_____   ŞARKISI_______-son soluk bile umut taşır sönerken-zulmün cellatlarımazlum milletlerisömürdü ve semirdiyürekleri ...
25/08/2026

_____ ŞARKISI_______
-son soluk bile umut taşır sönerken-

zulmün cellatları
mazlum milletleri
sömürdü ve semirdi
yürekleri cehennem
yumrukları demirdi
çiğneyip geçtiler ekinleri
kezzap döktüler yüzüne gülün

artık yalnızca
düştüğü yeri yakmasın ateş
kulak versin insanlık
çığlık çığlığa öten
sesine bülbülün

şimdi gelin
bir boşnak şarkısı söyleyelim
anasının sütü kursağında kalan
bebeler için…

____ 🕊️_______

~•>" ’YI SERBEST BIRAKIN"Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, yaklaşık 9 yıldır cezaevinde bulunan Osman...
25/08/2026

~•>" ’YI SERBEST BIRAKIN"
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, yaklaşık 9 yıldır cezaevinde bulunan Osman Kavala hakkında kritik kararını açıkladı. Mahkeme, Türkiye’nin Kavala’yı “mümkün olan en kısa sürede” serbest bırakması gerektiğine hükmetti.
AİHM, Kavala’nın mahkûmiyetine dayanak yapılan eylemler ile Gezi Parkı protestolarında meydana gelen şiddet olayları arasında somut bir nedensellik bağı kurulamadığını belirledi. Kararda, Kavala’nın mahkûmiyetine esas alınan faaliyetlerin büyük ölçüde kamusal tartışmalara katılmak, sivil toplum girişimlerini desteklemek, bilgi paylaşmak ve Gezi Parkı olaylarına ilişkin savunuculuk faaliyetlerinden oluştuğu belirtildi.

Mahkeme bu gerekçelerle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10’uncu ve toplantı ve örgütlenme özgürlüğünü güvence altına alan 11’inci maddelerinin ihlal edildiğine hükmetti.

📌“MAHKUMİYET HÜKÜMSÜZ
VE GEÇERSİZ”

Kararın en dikkat çekici bölümlerinden biri Kavala hakkındaki mahkûmiyet hükmüne ilişkin değerlendirme oldu.
AİHM, Kavala’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ihlal edilmemiş olsaydı bulunacağı hukuki duruma getirilmesini istedi. Mahkeme, Kavala hakkındaki mahkûmiyet kararının Sözleşme hukuku bakımından hükümsüz ve geçersiz sayılması gerektiğini belirtti.

AİHM ayrıca Kavala’nın mahkûmiyetinden önceki ve sonraki tutukluluğunun Sözleşme’nin 5’inci maddesine uygun olmadığına ve 10 Aralık 2019’dan bu yana özgürlüğünden mahrum bırakılmasının Sözleşme’yi ihlal ettiğine karar verdi.
Mahkeme, sonraki yargılamaların da söz konusu ihlali ortadan kaldırmadığını kaydetti.

📌“YENİ, SOMUT VE İKNA EDİCİ
DELİL YOK”

AİHM, Kavala hakkında yeni, somut ve ikna edici herhangi bir delilin ortaya konulmadığını da vurguladı.

Kararda Kavala’nın mahkûmiyetinin belirli bir şiddet eylemine dayanmadığı belirtilerek, tespit edilen ihlallerin ağırlığı nedeniyle Türkiye’nin Kavala’nın mümkün olan en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması gerektiği ifade edildi.

📌TÜRKİYE TAZMİNAT ÖDEYECEK

Büyük Daire, tespit edilen hak ihlalleri nedeniyle Kavala’nın manevi zarara uğradığına da hükmetti.
Türkiye’nin Kavala’ya manevi zararının yanı sıra yargılama giderleri ve diğer masrafları için tazminat ödemesine karar verildi.

📌 ’DEN “SİSTEMİK SORUN” UYARISI

Karar yalnızca Kavala dosyasıyla sınırlı kalmadı. AİHM, davanın Türkiye’deki yargı sistemi açısından daha geniş bir probleme işaret ettiği değerlendirmesinde bulundu.
Mahkeme, özellikle siyasi açıdan hassas davalarda yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını etkileyen yapısal eksikliklere dikkat çekti. Hâkimlerin haksız baskılardan korunmasına yönelik kurumsal güvencelerin güçlendirilmesi, tutukluluğun aşırı kullanılmasının ve suç tanımlarının geniş yorumlanmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti.

AİHM ayrıca hem kendi kararlarına hem de Anayasa Mahkemesi kararlarına tam ve gecikmeksizin uyulmasının önemini vurguladı.

Mahkeme, AİHM kararlarının uygulanmasının yalnızca uluslararası hukuktan doğan bir yükümlülük olmadığını, aynı zamanda Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğunu belirtti…



https://www.7sur7.be/monde/la-cour-europeenne-des-droits-de-lhomme-ordonne-la-liberation-du-mecene-turc-osman-kavala~a77dec4f/?referrer=https%3A%2F%2Fwww.google.com%2F

~~~•> “   HAYIRCILAR’a (2)Bir de   solunun hayırcıları var. Bu kesim  ; “Kürtlerin karar verme hakkını ilkesel olarak ta...
19/08/2026

~~~•> “ HAYIRCILAR’a (2)

Bir de solunun hayırcıları var.
Bu kesim ; “Kürtlerin karar verme hakkını ilkesel olarak tanır ama, verilen kararı tanımak zorunda değil” diyorlar… Tabii ki sosyalistler, Kürt hareketinin her kararını desteklemek zorunda değil.

Ama buradan; “Kürtler bu süreci istiyor olsa da ben iktidara vurmak için bu süreci reddederim” sonucuna geldiklerinde, başka bir sorun yaratıyorlar.

Kürtlerin siyasal özne oluşu tekrar TALİ hale geliyor ve Türkiye sosyalistlerinin kendi “büyük” stratejisi merkeze yerleşiyor.

Gerçi haklarını da yemeyelim.
Bu hayırcı sosyalistler, AKP iktidara geldiğinden bu yana; fabrikalarda, sendikalarda, üniversitelerde, öğrenci hareketlerinde, mahalle örgütlenmelerinde, köylerde, mülteci ve göçmen mahallelerinde ‘olağanüstü’ çalışmalar yürüttüler. İşçi sınıfını örgütlediler, memleketin dört bir yanında güçlü mevziler kurdular, milyonlarca insanın hayatına dokundular...

Yirmi beş yıldır büyüyen, toplumda kök salan ‘muazzam’ bir yarattılar. Dolayısıyla elbette onların “büyük” mücadelesi her şeyin merkezinde olmak zorunda!…

Kürtlerin ne istediği, ne düşündüğü, hangi siyasal yolu tercih ettiği bunun yanında ‘ayrıntı’ sayılır…

İroni bir yana; Türkiye sosyalist hareketlerinin bir bölümü, Kürt meselesinde derinde bir özne problemi yaşarlar.

Kürtler ancak sosyalistlerin önceden çizdiği tarihsel güzergahta ilerledikleri sürece özne kabul edilirler. Kararları “doğru”ysa desteklenir; sosyalist stratejinin dışına çıktıklarında ise birden; “kandırılmış, teslim olmuş, iktidarın oyununa gelmiş” bir topluluk olarak görülürler…

_____Prf.Dr. _______

05/08/2026

PROGRAMME 1er AOÛT 2026-
[ « Un pour tous, tous pour un » ]

Célébration interreligieuse du 1er août
à la

~•> Samedi à 10h00

En ce jour de , nous nous souvenons que l’adage «Un pour tous, tous pour un» est aussi une des devises de la Suisse. C’est pourquoi dans ces temps nous voulons ainsi réactualiser le Pacte confédéral du 1er août 1291:

1. Au vu des temps difficiles où la folie meurtrière de quelques-uns, instrumentalisée par des forces destructrices qui abusent de références religieuses, sème la terreur et la mort, les gens et les communautés de notre pays s'engagent à se prêter mutuellement un soutien sans borne contre tous ceux qui, dans leurs cités et au dehors, les attaqueraient, les dénigreraient ou leur causeraient du tort.

2. Les gens et les communautés de notre pays s'apportent en toutes circonstances conseil et, en cas d'attaques contre leurs membres ou leurs biens, ils mettent leurs forces en commun pour assurer l’unité du pays en renforçant un esprit de dialogue et de solidarité.

3. Chacun et chacune est reconnu pour ce qu’il est, ses convictions et ses idées sont respectées dans la mesure où elles affirment l’inviolabilité de la dignité humaine et le respect des droits fondamentaux.

4. Chacune et chacun est tenu de respecter la liberté de conscience, de croyance et de culte en étant convaincu de la richesse que constituent les apports successifs et la diversité de ses membres.

5. Toutes et tous conscients de notre responsabilité envers la Création, sachant par ailleurs que seul est libre qui use avec sagesse de sa liberté puisque la force de la communauté se mesure au bien-être du plus faible de ses membres,

6. Reconnaissant.e.s de notre héritage humaniste, spirituel, culturel et scientifique, nous sommes résolus à renouveler le contrat social qui nous unit afin de préserver la justice et la paix, et à assurer le bien-être des générations actuelles et futures,

*Intermède : (Saz, Chant)

7. Nous nous refusons à justifier la violence, la discrimination, l’exclusion, l’exploitation ou la domination d’autrui par un discours religieux ou spirituel

8. Nous nous engageons à vivre un dialogue bienveillant dans un esprit d’ouverture et cherchons à promouvoir une parole commune porteuse de nos valeurs communes de paix et de justice.

9. Ces règles, établies dans l'intérêt du bien commun, permettront de renforcer le respect, la confiance et l’entente entre nous, entre les générations d’aujourd’hui et celles de demain.

Nous posons cet acte de résistance en solidarité avec toutes les victimes, leurs proches et leurs communautés, blessées et endeuillées par suite des trop nombreux conflits qui ensanglantent notre monde.

Comme l’affirme le prophète Jérémie, dont une statue se trouve en face de la cathédrale, les projets que l’Eternel forme pour nous sont des projets de paix et non de malheur, afin de nous donner un avenir et de l'espérance…

PROGRAMME 1er AOÛT 2026-       [ « Un pour tous, tous pour un » ]Célébration interreligieuse du 1er août  à la  ~•> Same...
31/07/2026

PROGRAMME 1er AOÛT 2026-
[ « Un pour tous, tous pour un » ]

Célébration interreligieuse du 1er août
à la

~•> Samedi à 10h00

En ce jour de , nous nous souvenons que l’adage «Un pour tous, tous pour un» est aussi une des devises de la Suisse. C’est pourquoi dans ces temps nous voulons ainsi réactualiser le Pacte confédéral du 1er août 1291:

1. Au vu des temps difficiles où la folie meurtrière de quelques-uns, instrumentalisée par des forces destructrices qui abusent de références religieuses, sème la terreur et la mort, les gens et les communautés de notre pays s'engagent à se prêter mutuellement un soutien sans borne contre tous ceux qui, dans leurs cités et au dehors, les attaqueraient, les dénigreraient ou leur causeraient du tort.

2. Les gens et les communautés de notre pays s'apportent en toutes circonstances conseil et, en cas d'attaques contre leurs membres ou leurs biens, ils mettent leurs forces en commun pour assurer l’unité du pays en renforçant un esprit de dialogue et de solidarité.

3. Chacun et chacune est reconnu pour ce qu’il est, ses convictions et ses idées sont respectées dans la mesure où elles affirment l’inviolabilité de la dignité humaine et le respect des droits fondamentaux.

4. Chacune et chacun est tenu de respecter la liberté de conscience, de croyance et de culte en étant convaincu de la richesse que constituent les apports successifs et la diversité de ses membres.

5. Toutes et tous conscients de notre responsabilité envers la Création, sachant par ailleurs que seul est libre qui use avec sagesse de sa liberté puisque la force de la communauté se mesure au bien-être du plus faible de ses membres,

6. Reconnaissant.e.s de notre héritage humaniste, spirituel, culturel et scientifique, nous sommes résolus à renouveler le contrat social qui nous unit afin de préserver la justice et la paix, et à assurer le bien-être des générations actuelles et futures,

*Intermède : (Saz, Chant)

7. Nous nous refusons à justifier la violence, la discrimination, l’exclusion, l’exploitation ou la domination d’autrui par un discours religieux ou spirituel

8. Nous nous engageons à vivre un dialogue bienveillant dans un esprit d’ouverture et cherchons à promouvoir une parole commune porteuse de nos valeurs communes de paix et de justice.

9. Ces règles, établies dans l'intérêt du bien commun, permettront de renforcer le respect, la confiance et l’entente entre nous, entre les générations d’aujourd’hui et celles de demain.

Nous posons cet acte de résistance en solidarité avec toutes les victimes, leurs proches et leurs communautés, blessées et endeuillées par suite des trop nombreux conflits qui ensanglantent notre monde.

Comme l’affirme le prophète Jérémie, dont une statue se trouve en face de la cathédrale, les projets que l’Eternel forme pour nous sont des projets de paix et non de malheur, afin de nous donner un avenir et de l'espérance…

_____🔥ALEV KUŞU🕊️Bir kușun kanadɪna aĝladɪm dün geceKɪrɪktɪ…Yangɪnlarda dara çekilmiștiAlevdi rengiAy’ɪn ellerinde aĝɪrl...
06/07/2026

_____🔥ALEV KUŞU🕊️

Bir kușun kanadɪna aĝladɪm dün gece
Kɪrɪktɪ…
Yangɪnlarda dara çekilmiști
Alevdi rengi
Ay’ɪn ellerinde aĝɪrlanɪyordu
Son yaralɪsɪydɪ göĝün
Suçlu bulutlar geçiyordu
Savurup saçlarɪnɪ yaĝmurlarɪn
Kanadɪ bir sevdanɪn uçurulmuș
Tüy haliydi
Hafifçeydi
Sɪcaktɪ
Boșuna aradɪm
Gözlerinde ne öfke ne kin
Gülüșünde güvercinler gördüm
Yazɪlmɪș yazɪlarɪ siliyorlardɪ alɪnlardan
Ama kɪrɪktɪ iște kanadɪ
Aĝladɪm
Görmedi
Ay uykusuna dalmɪștɪ
Düș olmuștu çoktan
Bir yangɪn yeri kalanɪydɪ
Ellerimde hala köz izleri…”

__________NİÇİN?
Köroǧlu “tüfek icat oldu mertlik bozuldu” demiș. Oysa mertlik, göklerin şimşeklerle parçalandıǧı bir vakitte, bulutların ellerinde tașınan o lanetli yıldırımın bir ormana, bir aǧaca düșmesiyle bozuldu. Ama en çok Olimpus’tan çalınıp insana teslim edildiǧinde yazıldı kara yazısı bu gezegenin. İnsan ateși çaldı, ateș insanı insandan çaldı.

Yüz yıllardır insan insanı yakıyor. Nedense zalimin en sevdiǧi șeydir. Atește yakmak nasıl bir beladır ki günümüz teknolojisinin yarattığı nice ölüm kusan makinalara, silahlara, türlü türlü bombalara, kimyasallara raǧmen, hâlâ en gözde, en etkin ve en kesin ölümcüllüǧü tașıyor.

Bunun nedeni, çakılan ilk çakmaǧın, kav’a sürülen ilk kibritin, tutușturulan insan teninin, ilk çıtırdayan kıvılcımın verdiǧi haz mı? Yanan insan etinin kokusuna müptelalık mı? Baǧırıșlar ve çıǧlıklar içerisinde yükselen alev uçlarındaki renklere duyulan romantizm mi? Nedir zalimi ateșe böylesine baǧlayan? Belki de netliktir. Çünkü yakılıșın ibretliǧi çok görsel ve barizdir. Yani kati sonuç ve netlik…

Kurșuna dizersin, belki kalır bir zaman kan toprakta, sonra ya gömülür ya da kurda kuşa yem olur, kalkar ortadan. Asarsın, kesersin, bir kaç gün, bir kaç zaman ibret diye teșhir edersin gömülür sonra, davası kalır divana.
Ama yakarsan, asırlık abidedir, hatta bazen bir kaç yüzyıllıktır o abide.Yangın yeri, durmaz, yüzyıllar boyu kanar. Aǧaç kanar, toprak kanar, bina kanar, çiçek, börtü, böcek, kușlar kanar. Kül örtmez ne acıyı, ne zulmü…

Ve KORKU havada asılı is ve görünmez alev gibidir, dolanır dört bir yanı.

Bunun için mi yakar gücü yeten güçsüzü? Bunun için mi ahırlar, köyler dolusu ya da bir otel dolusu insan OD olur. Bunun için mi bir ișkenceci çakmaǧı, bir gözü baǧlının göğsüne çakılır. Bunun için mi ișkence seanslarında alevlere otutturulur insanlar. Baǧlı gözlerin ardında genç kız memeleri bunun için mi çakılan çakmaǧa yakın, yașama uzaktır ve ateșten öte insan çocuǧu yapayalnız ve bir bașınadır.

Ateși söndüremeyiz🔥
Ama aklın ve insanın soluǧuyla kușatabiliriz. Sevgi, insana yeșeren umut buna kadirdir. Çaǧın orta yerinde insanca çoǧalmaktan bașka çare var mı?..
Sönseydi Güneș
Düșmeseydi ıșık bu geçeye
Otuz üç kez kimlik deǧiștirseydi ateș
Gül olup, su olup
Öpseydi insan tenini
Otuz üç kez dursaydı dünya..

____ ________

“YÜRÜÜÜ BRE HIZIR PAŞA,
SENİN DE ÇARKIN KIRILIR!…”

Adresse

CONSEIL SUISSE POUR LA PAIX EN TURQUIE/İSVİÇRE BARIŞ MECLİSİ
Zürich
8045

Webseite

Benachrichtigungen

Lassen Sie sich von uns eine E-Mail senden und seien Sie der erste der Neuigkeiten und Aktionen von İSVİÇRE BARIŞ MECLİSİ erfährt. Ihre E-Mail-Adresse wird nicht für andere Zwecke verwendet und Sie können sich jederzeit abmelden.

Verknüpfungen

Teilen