30/08/2026
Yüzyıllardır geri çekilen bir millet, 30 Ağustos sabahı tarihin karşısına bu kez taarruzla çıktı. Tarih sahnesine çıkışından itibaren sayısız kez bağımsızlık mücadelesi veren Türk içinde bulunan ve hiç sönmeyecek olan bağımsızlık ateşini bir güneş gibi Anadolu’nun üzerine doğurdu. Bu ateşin önünde ise Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk vardı yalnızca bir ordunun başbuğu olarak değil, Türk milletinin bağımsızlık iradesinin ve vatanı uğruna hiçbir esareti kabul etmeyen karakterinin timsali olarak. Onun önderliğinde 26 Ağustos sabahı başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta yalnızca düşman hatlarını değil, Türk milletine biçilmeye çalışılan esaret hükmünü de paramparça etti. Dumlupınar’da yükselen top sesleri, yüzyıllardır süren ricatın sonunu ilan ederken Anadolu artık savunulan son sığınak değil, yeniden ayağa kalkan Türk milletinin ebedî vatanıydı. O gün Türk ordusu, kaybettiklerinin yasını tutan bir milletin değil kendi kaderini kendi çizen, bağımsızlığını hiçbir kuvvete teslim etmeyen ve geleceğine kendi iradesiyle yürüyen bir milletin ordusu olarak ileri atıldı.
Biz Türkçü gençler, Türk’ün bu bağımsızlık ateşinin birer harlayıcısı ve var olma nedeni olarak, bu kutlu zaferi büyük bir gurur ve coşkuyla anıyoruz!
“Saygı olsun bu çelik atlıların gök tuğuna.
Tuğu kaldırmış olan orduların Başbuğuna!”