11/07/2026
Bazen başarısızlık, yalnızca yanlış soruya verilmiş doğru cevaptır.
1968 yılında 3M’de çalışan kimyager Spencer Silver’dan çok güçlü bir yapıştırıcı geliştirmesi istendi.
Ancak ortaya çıkan madde beklendiği gibi değildi.
Yapışıyordu ama kolayca çıkarılabiliyordu. Üstelik yüzeye zarar vermeden tekrar tekrar kullanılabiliyordu.
Proje başarısız kabul edildi.
Yıllar sonra 3M çalışanı Art Fry, kilise korosunda ilahi söylerken kitabının arasına koyduğu kâğıtların sürekli düştüğünü fark etti.
O anda Silver’ın “başarısız” yapıştırıcısını hatırladı.
Kâğıdın üzerine sürdü.
Kâğıt sayfaya tutundu.
Kolayca çıkarıldı.
Sonra yeniden yapıştırıldı.
Bugün dünyanın her yerinde kullanılan Post-it böyle doğdu.
Bu hikâye bize öğrenme sürecinin ne olduğunu gösteriyor:
Öğrenmek, yalnızca doğru sonucu elde etmek değildir.
Sonuç beklendiği gibi olmadığında durmak, düşünmek ve yeni bir soru sormaktır:
“Bu neden işe yaramadı?” yerine, “Bu başka ne işe yarayabilir?”
Çünkü bazı bilgiler hemen sonuç vermez.
Doğru problemle karşılaşana kadar zihnimizde bekler.
Bugün başarısızlık sandığınız bir deneyim, yarın hayatınızı değiştiren çözüm olabilir.
Öğrenmeye devam edin. Çünkü hiçbir gerçek deneyim boşa gitmez.
IIENSTITU