B.Ü. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü

B.Ü. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Boğaziçi Üniversitesi
Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü
resmî Facebook sayfasıdır.

SEMİNER: Yapısal Sağlık İzleme ve Kahramanmaraş Artçı Depremleri (12.05.2026)Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştı...
13/05/2026

SEMİNER: Yapısal Sağlık İzleme ve Kahramanmaraş Artçı Depremleri (12.05.2026)

Amerika Birleşik Devletleri Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS) bünyesinde çalışmalarını sürdüren Dr. Mehmet Çelebi ve Dr. Rufus Catchings, 12.05.2026 tarihinde Enstitümüzde yer bilimleri ve yapı mühendisliği konularını kapsayan iki seminer gerçekleştirdi.

Kandilli Yerleşkesi Enstitü Yönetim Binası Toplantı Salonu’nda düzenlenen programın ilk bölümünde Dr. Mehmet Çelebi, "Structural Monitoring and Analyses of Data from Self Anchored Single-Towered Segment of SF Bay Bridge from a Small Event" başlıklı sunumunda, San Francisco Körfez Köprüsü’nün kendinden ankrajlı, tek kuleli kesiminden elde edilen yapısal izleme verilerini ve analiz sonuçlarını katılımcılarla paylaştı.

Ardından Dr. Rufus Catchings, "Lessons Learned from Aftershocks of 2023-24 Southern Earthquakes Using Nodal Seismometers" konulu sunumunda Nodal seismometer kullanılarak 2023 Kahramanmaraş Depremleri artçı sarsıntı süreçlerinden elde edilen bilimsel çıkarımları ve saha deneyimlerini aktardı.

23/04/2026
2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar12. Kayıtlardaki kalıcı deplasmanların hesabı...
09/02/2026

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar

12. Kayıtlardaki kalıcı deplasmanların hesabı için veri işleme yöntemleri önerildi.

2023 depremleri sonrası Türkiye’de yakın fay etkilerini içeren kuvvetli yer hareketi kaydı sayısı %35 artarak 450’nin üzerine çıkmıştır. Yakın fay kayıtlarından kalıcı deplasman hesabına (fling step) yönelik mevcut yaklaşımlar sistematik biçimde incelenmiş; yöntemlerin sınırlılıkları ortaya konularak geliştirilmiş ve kuvvetli yer hareketi kayıtlarından kalıcı deplasman genliğinin güvenilir şekilde elde edilmesine yönelik bir veri işleme şeması önerilmiştir. Özellikle uzun periyotlu mühendislik yapıları üzerinde olumsuz etkiye sahip olabilen kalıcı deplasman etkilerinin değerlendirilmesi açısından Türkiye veri tabanı oluşmuştur. Ayrıca, depremin moment büyüklüğü (Mw) ve kayıtçı mesafesine bağlı olarak Türkiye verilerine dayanan yeni bir kalıcı deplasman kestirim modeli geliştirilmiştir.

https://link.springer.com/article/10.1007/s10518-024-02094-6

09/02/2026

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar

11. Sismik şiddet, yapısal hasar ve mikrotremor kayıtları arasında korelasyonlar geliştirildi.

Depremden etkilenen bölgede yaklaşık 15000 katılımcıyla yapılan deprem şiddeti anketi verileri kullanılarak bulanık mantık tabanlı şiddet modeli geliştirilmiştir. Depremden ağır etkilenen illerde gerçekleştirilen mikrotremör ölçümleri, hasarın yoğun olduğu bölgelerde zemin özellikleri ile deprem şiddeti ve hasar arasında güçlü korelasyon bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Geliştirilen hibrit aletsel şiddet yaklaşımlarının yüksek hasarlı bölgelerde daha gerçekçi tahminler sağladığı belirlenmiştir.

(https://confit.atlas.jp/guide/event-img/jpgu2024/SSS10-P05/public/pdf?type=in)

09/02/2026

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar

10. Deprem erken uyarı yazılımı geliştirildi.

Yapılan çalışmalar 2023 depremleri sırasında etkin çalışan bir sistem olsaydı, Hatay bölgesinde Mw7.8 depremi için yaklaşık 50 saniye önce (*) erken uyarı verebilmenin ve can kaybını azaltmanın mümkün olabileceğini göstermiştir. Enstitümüz, bu gözlemin itici gözüyle 2025 yılı içerisinde Marmara Bölgesi için bu altyapıyı oluşturmuştur. Marmara Bölgesi’ndeki 40’tan fazla istasyondan gelen veriler, gerçek zamanlı olarak erken uyarı yazılımlarına aktarılmakta, bu yazılımlar depremin yeri ve büyüklüğünü saniyeler içinde tahmin ederek uyarı üretmektedir. 27 Ekim 2025 tarihli Mw 6.0 Sındırgı Depremi’nde, istasyon ağının sınır bölgesinde olmasına rağmen sistem, İstanbul’daki kullanıcılara ana sarsıntıdan 37 saniye önce başarıyla uyarı göndermiştir. Ağ modernizasyonu ve veri iletim hızını artıran çalışmaların tamamlanmasıyla, erken uyarı altyapısının ülke geneline yayılması planlanmaktadır.

(https://doi.org/10.1038/s43247-024-01507-3)

08/02/2026

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar

9. Depreme dayanıklı boru bağlantı sistemi geliştirildi.

Depremlerde boru hatlarında görülen yaygın hasarı en aza indirmek için, cam elyaf takviyeli kompozit (CTP) borular için depreme dayanıklı bir bağlantı sisteminin tasarımı, prototip üretimi ve performans değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Tasarım sürecinde güvenli açısal sapma ve eksenel yer değiştirmeye izin veren özgün bir bağlantı elemanı geliştirilmiş, sistemin sismik performansı malzeme karakterizasyonu, sonlu eleman analizleri, laboratuvar testleri ve sarsma masası deneyleriyle kapsamlı biçimde doğrulanmıştır. Elde edilen bulgular, CTP boru bağlantılarının deprem performansını önemli ölçüde iyileştiren ve altyapı güvenliği açısından uygulanabilir bir mühendislik çözümü sunan somut bir çıktı ortaya koymaktadır.

(https://10tcee.org/_website/files/10tcee-bildiriler-kitabi.pdf)

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar8. Yer hareketi tahmin modelleri güncellendi2...
08/02/2026

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar

8. Yer hareketi tahmin modelleri güncellendi

2023 Kahramanmaraş depremleri ve büyük artçılarına ait kuvvetli yer hareketi kayıtlarının Türkiye’nin güncel veri tabanına entegre edilmesiyle, 818 depreme ait yaklaşık 18000 kayıt kullanılarak, Türkiye’deki sığ kabuk depremleri için makine öğrenmesi tabanlı PGV (en büyük yer hızı) tahmin modeli geliştirilmiştir. (https://ktp24-turkiyespecificgmmforpgv.streamlit.app/). PGV, deprem hasar potansiyelinin önemli bir göstergesidir, tünel ve boru hattı gibi altyapı sistemleri için temel tasarım parametresidir. Ayrıca birçok erken uyarı algoritmasında eşik şiddet parametresi olarak kullanılmaktadır. Bu model sayesinde, özellikle hasar potansiyeli yüksek, büyük genlikli yer hareketlerinin veri setindeki temsil gücü belirgin biçimde artmıştır.

(https://doi.org/10.1007/s10950-024-10239-y)

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar7. Deprem Doğu Anadolu Fay Zonu’nun farklı bi...
08/02/2026

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar

7. Deprem Doğu Anadolu Fay Zonu’nun farklı bir segmentinde başlasaydı ne olurdu?

3 boyutlu dinamik modellemeler ile farklı senaryolar çalışılmıştır. Eğer deprem Doğu Anadolu Fayı’nın kuzey-kuzeydoğusunda, Erkenek ya da Pütürge segmentlerinde başlasaydı, kırılma Narlı Fayı’na doğru ilerleyebilirdi. Ancak bu durumda maksimum kayma yaklaşık 7–7,5 metre civarında kalacak, Amanos segmentinde ise daha düşük yer değiştirmeler görülmüş olacaktı. Deprem Narlı Fayı ile sınırlı kalsaydı Pazarcık segmentinin güneybatısında biriken stres büyük ölçüde azalacaktı. Bu da, bölgenin uzun yıllar yeni bir depremin merkezüssü olma ihtimalini düşürecekti. Deprem Narlı Fayı’nda değil de, örneğin Pazarcık segmentinde, fay kavşağının kuzey-kuzeydoğusunda başlasaydı, kırılma Narlı Fayı’na girmeyecek ve yer değiştirme en fazla 6,5 metreyle sınırlı kalacaktı. Ne yazık ki 2023 yılında en kötü senaryolardan biri gerçekleşti. Deprem Doğu Anadolu Fayı’nın ana kolu üzerinde başlamadığı için etkisi çok daha yıkıcı oldu. Eğer deprem doğrudan ana fay üzerinde başlasaydı, yüzeydeki kaymalar yaklaşık 2 metre daha az olabilirdi. Bu durumda depremin büyüklüğü daha az ve süresi daha kısa olabilirdi.

(https://doi.org/10.5194/egusphere-egu23-17602)

07/02/2026

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar

6. Mw 7.8 depreminin dinamik modellemesi çalışıldı.

Üç boyutlu deprem simülasyonları şunu göstermektedir. Deprem, Doğu Anadolu Fayı’nın ana kolundan değil, ona komşu olan Narlı Fayı’ndan başlamıştır. Bu sebeple özellikle Narlı Fayı'nın Doğu Anadolu Fayı ile çakıştığı Pazarcık’ta beklenenden çok daha büyük bir yıkım yaşanmıştır. Deprem ilk anda durmadan Doğu Anadolu Fayı’nın kuzeyine doğru ilerlemiş, ardından çift yönlü olarak güneyde Hatay’a doğru da yayılmıştır. Yırtılmanın çok uzun bir alana yayılması, deprem Hatay yönüne ilerlerken Amanos çevresinde oldukça yüksek kırılma hızlarına sebep olmuştur. Ayrıca ilk depremde oluşan sismik dalgaların doğrudan ikinci depremin merkezine ulaştığı tespit edilmiştir. Bu da Elbistan’daki ikinci depremin neden Sürgü–Çardak Fayı’nın ortasından başladığını açıklamaktadır.

(https://doi.org/10.5194/egusphere-egu23-17602)

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar5. 2023 depremi öncesinde Narlı havzasındaki ...
07/02/2026

2023 Depremlerinin Ardından: Kandilli’de Çok Disiplinli Bilimsel Çalışmalar

5. 2023 depremi öncesinde Narlı havzasındaki deformasyon bölgeleri tespit edildi.

Mw 7.8 büyüklüğündeki ana şoktan yaklaşık 200 gün önce Narlı Havzası’nda belirgin bir sismik aktivite artışı gözlenmiştir. Ayrıntılı deprem kümelenme analizleri, bu öncü sismisitenin yaklaşık 200–300 m genişliğinde oldukça dar bir deformasyon bölgesi içerisinde yoğunlaştığını göstermektedir. Kümelenme toplamda yaklaşık 25 mm–100 mm mertebesinde kümülatif kaymaya karşılık gelmektedir. Bu bulgular, ana deprem öncesinde fay zonunda yerel ölçekte hızlanan bir deformasyon sürecinin gerçekleşmiş olabileceğine işaret etmektedir. Dolayısıyla, dar bir mekânsal bantta yoğunlaşan bu mikro-sismisite ve eşdeğer kayma birikimi, ana kırılma öncesi hazırlık evresinin anlaşılması açısından kritik öneme sahiptir.

(https://doi.org/10.1093/gji/ggaf108)

Address

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Ve Deprem Araştırma Enstitüsü
Çengelköy
34684

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when B.Ü. Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share