Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğrenci Platformu

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğrenci Platformu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğrenci Platformu www.esogu.net 'in resmi sayfasına hoşgeldiniz.

***ESOGÜ Bilim Kültür Sanat Dergisi'nin 3. Sayısı Yayımlandı***Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ)’ni toplumla bulu...
13/07/2020

***ESOGÜ Bilim Kültür Sanat Dergisi'nin 3. Sayısı Yayımlandı***

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ)’ni toplumla buluşturmayı amaçlayan aktüel dergi “ESOGÜ Bilim Kültür Sanat Dergisi”nin 3. sayısı yayımlandı. Ücretsiz olarak sunulan dergi Haziran ayında 1.000 adet basılarak okuyucularıyla buluştu.

Altı ayda bir yayımlanan derginin yazar kadrosu büyük ölçüde akademisyenlerden oluşuyor. Dergi her sayıda farklı disiplinlerden ilgi çekici konuları sayfalarına taşıyarak üniversitede üretilen bilgiyi toplumla paylaşmayı hedefliyor. ESOGÜ ile Eskişehir ve ülkemiz kamuoyu arasında akademik ve kültürel bir köprü oluşturmayı amaçlayan dergide, geniş kitlelere ulaşmak hedeflendiği için konu ve anlatım bakımından aşırı akademik olmayan dengeli bir üslup benimseniyor.

Derginin Haziran 2020 sayısında “Pandemi ile Yaşamayı Öğrenmek”, “Covid-19 Bağlamında Aydınlanmanın, Kapitalizmin ve Modernizmin İflası Üzerine”, “Teknoloji Bağımlılığı ve Biz”, “Sıra Dışı Yönleriyle Dünya Edebiyatının Büyük Yazarları”, “Virüs Eşliğinde Turizmin Geleceği”, “Çocuklarda En Sık Rastlanan Kronik Hastalık” ve daha birçok konuda ilgi çekici yazılar yer alıyor.

Bibliyofil'de bu hafta ESOGÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi  Doç. Dr. Levent Şentürk, Fran...
10/07/2020

Bibliyofil'de bu hafta ESOGÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Levent Şentürk, Fransız yazar Raymond Queneau’un “Biçem Alıştırmaları” eserini anlattı. Ayrıntılar videoda

ESOGÜ Mimarlık bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Levent Şentürk, Oulipo akımının öncüsü Raymond Queneau'nun "Biçem Alıştırmaları" eserini anlattı. Biz de Oulipoc...

Kitapseverler için hazırlanan “Bibliyofil”in ilk bölümünde ESOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Arş. Gör. Dr. Veysel Lidar, Rus ...
19/06/2020

Kitapseverler için hazırlanan “Bibliyofil”in ilk bölümünde ESOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Arş. Gör. Dr. Veysel Lidar, Rus yazar Ivan Gonçarov’ın “Oblomov” romanını anlattı. Oblomov karakterini ve romanını Covid-19 süreci ile ilişkilendirerek anlatan Arş. Gör. Dr. Veysel Lidar, romanın tarihsel ve sosyolojik önemi üzerinde de durdu.

https://www.youtube.com/watch?v=g0ys2EAOKZE

Kitapseverler için Üniversitemiz öğretim elemanları ile edebiyat ve sanat sohbetleri gerçekleştirdiğimiz yeni konseptimiz "Bibliyofil"in ilk bölümünde Karşıl...

Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha saygıyla anıyor; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyo...
18/05/2020

Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha saygıyla anıyor; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz.

Gençlik 19 Mayıs 1919'dan beri Gazi Mustafa Kemal Atatürk'le aynı hayalin peşinde! 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun! ...

04/05/2020

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı bölümü öğretim elemanı Öğr. Gör. Tunçemre Doğramacı, Covid-19 Pandemisinde yaşadığımız süreci sanatla buluşturan bir video çalışması gerçekleştirdi. Öğr. Gör. Tunçemre Doğramacı, evlere kapandığımız bugünleri ve bu süreçte hayatımıza giren sosyal mesafe gibi kavramları Türk ressamların tabloları ile anlattı. Videoda Abidin Dino, Nuri İyem, Avni Arbaş, Fikret Mualla, Adnan Turani, Nurullah Berk, Bedri Rahmi Eyüboğlu gibi önemli Türk ressamlarının tablolarına yer verildi.

ESOGÜ Öğrenci Kafasından Yeni Video Ne Olmak İstiyordun, Ne Oldun?
09/03/2020

ESOGÜ Öğrenci Kafasından Yeni Video Ne Olmak İstiyordun, Ne Oldun?

Bu video Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi Medya Birimi tarafından hazırlanmıştır. "Öğrenci Kafası" E...

Hult Prize Yarışması ESOGÜ Ev Sahipliğinde Gerçekleşti Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Birleşmiş Milletler (BM...
16/12/2019

Hult Prize Yarışması ESOGÜ Ev Sahipliğinde Gerçekleşti



Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ), Birleşmiş Milletler (BM)’in her sene belirlemiş olduğu konular dahilinde gerçekleştirilen ve üniversite öğrencilerinin projelerini hayata geçirmek ve 1 milyon dolar değerindeki ödülü kazanmak için yarıştığı Hult Prize yarışmasına ev sahipliği yaptı. Yeni neslin girişimcilik yoluyla sosyal bir değişim yaratmasına olanak sağlayan ve dünyanın en büyük öğrenme platformu olan Hult Prize, 13-14 Aralık 2019 tarihlerinde ESOGÜ Turizm Fakültesi ev sahipliğinde Konuşma Kulübü tarafından düzenlendi.

Yarışmanın açılışı 13 Aralık 2019 Cuma günü Turizm Fakültesi Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirildi. Programda konuşan Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yaşar Sarı, bu yılki yarışmanın sürdürülebilir bir gelecek yaratmak konusunda önemli bir etkinlik olduğunu vurguladı. Kampüs Direktörü Barrington Chungulo ise üniversitede ilk kez gerçekleşen Hult Prize’ın düzenlenmesine emeği geçen herkese teşekkür etti. Ardından Tepebaşı Belediyesi Bilgi İşlem Müdürü Suat Yalnızoğlu dijital çağda öğrencilerin fark yaratan girişimleri nasıl uygulayacaklarına dair bir sunum gerçekleştirdi. 14 Aralık 2019 Cumartesi günü ise ESOGÜ öğrencilerinin oluşturduğu takımlar fikirlerini sunarak yarıştı. Sunumunu dünyaca ünlü motivasyon konuşmacısı Sarah Khan’ın üstlendiği yarışmada, farklı ülkelerden ve farklı uzmanlık alanlarından jüri üyeleri ekipleri değerlendirdi. Jüri üyeleri arasında sosyal girişimci ve 2012 yılı dünya çapında Afrika Kökenli En Etkili ve İlham Verici Afrikalı Kadın Ödülü sahibi Dr. Justina Mutale, Bilişim Teknolojileri Uzmanı Suneetha Iyappan Krishnaveni, ESOGÜ’den Arş. Gör. Dr. Cansev Özdemir, TEMA Vakfı’ndan Melih Karasözen ve JCI Eskişehir’den Avukat Gizem Anamurluoğlu da yer aldı.

Yarışma sonunda ESOGÜ’de kazanan takım Doğukan İnci, Muhammed Burak Topkoru ve Mustafa Kutalp Doğan’dan oluşan ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine odaklanıp trafik sorununu çözme fikri geliştiren “Arkhe” takımı oldu. “Arkhe” takımı 2020’de, 25 farklı ülkede gerçekleşecek bölge zirvelerinden birinde projesiyle yarışmaya devam edecek. Hult Prize’ın CEO'su ve Kurucusu Ahmad Ashkar yarışmaya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Dünyanın dört bir yanından gelen ve dünyanın sorularını hedef alan iş modelleri geliştirme fırsatını değerlendiren çok sayıda öğrenci ile hareket etmeye devam ediyoruz. Her takıma başarılar diliyoruz ve bu girişimi desteklediği için ESOGÜ’ye teşekkür ediyoruz” dedi. New York’ta gerçekleşecek olan finalde dünyanın en önemli sorunlardan birini çözmek için en radikal fikri geliştirmeyi başaran öğrenci ekibine, başlangıç fonu olarak BM tarafından 1 milyon dolar ödül verilecek.

ESOGÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilmi Özden Mikrocerrahi Tekniklerini Anlattı  Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Ku...
26/11/2019

ESOGÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hilmi Özden Mikrocerrahi Tekniklerini Anlattı





Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi Medya Biriminin çeşitli konularda alanında uzman öğretim üyeleri ile hazırladığı ESOGÜ Gündem’de bu hafta Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hilmi Özden, mikrocerrahi tekniklerini ve bu alanda yayınlanan, kendisinin de yazarları arasında olduğu “Mikrocerrahi Teknikleri El Kitabı”nı anlattı.



Prof. Dr. Hilmi Özden, Türkçe, İngilizce ve Almanca olmak üzere üç dilde araştırmacıların ilgisine sunulan “Mikrocerrahi Teknikleri El Kitabı”nın tüm teknikleri araştırmacılara sunduğunu belirtti. Kitabın yer verdiği anastomoz teknikleri ile kaza, afet ve savaş sonrası durumlarda uzuv kayıplarına müdahale konusunda önemli bilgiler içerdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Hilmi Özden, çocuk cerrahiden, plastik cerrahiye kadar pek çok alanın bu tekniklerden faydalanabileceğini ifade etti.



Prof. Dr. Hilmi Özden, insanlar üzerinde başarılı operasyonlar yapmak, kazazedelere yardım edebilmek isteyen araştırmacıların anastomoz ve bypass tekniklerini yapmaları gerektiğini, hayvan deneylerine yönelmeleri gerektiğini belirtti. Bu deneylerin bilimsel çalışmaların olmazsa olması olduğunun altını çizen Prof. Dr. Hilmi Özden, dünya çapında eserler ortaya koymak için bu çalışmaların ihmal edilmemesi ve etik değerler çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Hilmi Özden “Mikrocerrahi Teknikleri El Kitabı”nın tüm dünyada araştırmacılar tarafından rağbet görecek bir çalışma olduğunu belirtti.

İlgili video linktedir:

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hilmi Özden, ESOGÜ Gündem'de Mikrocerrahi Tekniklerini ve bu kon...

ESOGÜ ESKAM 'Bilinçli Kadınlar Güçlü Yarınlar' Diyerek Kadına Yönelik Şiddete Karşı ÇıktıBirleşmiş Milletler (BM) “25 Ka...
26/11/2019

ESOGÜ ESKAM 'Bilinçli Kadınlar Güçlü Yarınlar' Diyerek
Kadına Yönelik Şiddete Karşı Çıktı

Birleşmiş Milletler (BM) “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” dolayısıyla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Kadın Araştırmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (ESKAM) tarafından “Bilinçli Kadınlar Güçlü Yarınlar” temasıyla düzenlenen etkinlik ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Etkinlik ESOGÜ Onkoloji Hastanesi arkasındaki alanda günün anısına fidan dikimi gerçekleştirilmesi ile başladı. Sonrasında ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi fuaye alanında Ressam Derya Öngün Köse’nin eserlerinden oluşan “Bunu Hak Etmiyorum” konulu resim sergisinin açılışı yapıldı.
Etkinlikte konuşan ESOGÜ ESKAM Müdürü Doç. Dr. Elif Gürsoy, BM Genel Kurulu’nun 1999 yılında 25 Kasım’ı “Kadına Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Mücadele Günü” ilan ettiğini belirterek, bu çerçevede her yıl 25 Kasım’da tüm dünyada çeşitli etkinlikler düzenlenerek kadına yönelik şiddet konusunun gündeme getirildiğini ve böylece konuyla ilgili farkındalık yaratılmaya çalışıldığını söyledi. Kadına yönelik şiddetin çok boyutlu bir insan hakları sorunu olduğunu, kadın cinayetlerinin ise geleneksel ahlak anlayışı temelli ortaya çıkan şiddetin en uç noktası ve sözün bittiği yer olduğunu dile getiren Doç. Dr. Elif Gürsoy, kadınların sırf cinsiyetlerinden dolayı ayırımcılığa uğradığını, haklarının ihlal edildiğini ve hatta yaşam haklarının ellerinden alınabildiğini kaydetti. Türkiye tarafından da imzalanan BM Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW)’nin, taraf ülkelere kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığa karşı gerekli yasal düzenlemeleri yapma ve şiddeti ortadan kaldıracak uzun ve kısa vadeli çözümler getirme sorumluluğu getirdiğini belirten Doç. Dr. Elif Gürsoy, ülkemizin maalesef kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık konusunda dünya ülkeleri arasındaki yerinin iyi olmadığını ve şiddetle ayrımcılığın boyutlarının artmakta olduğunu söyledi. Doç. Dr. Elif Gürsoy, yasaların uygulanmasında yaşanan sorunlar ve kadına yönelik şiddet ve ayrımcılık konusunda bilinçlenmenin ve zihniyet değişikliğinin istenilen düzeyde gerçekleşememesinin bu durumun en önemli sebepleri olduğunu kaydetti. Bu konuda en önemli görevin üniversitelere ve eğitimcilere düştüğünü vurgulayan Doç. Dr. Elif Gürsoy, üniversitelerin ve akademisyenlerin geleceğin toplumunu oluşturacak olan genç neslin yetişmesinde, toplumu aydınlatmada ve toplumun çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşmasında sorumlulukları bulunduğunu söyledi. Doç. Dr. Elif Gürsoy 25 Kasım’ları düzenlemek zorunda kalmayacağımız bir dünyaya ulaşmamız temennisiyle konuşmasını tamamladı.
ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kemal Şenocak, kadınlara yönelik şiddetin genel olarak fiziksel şiddet, cinsel şiddet, duygusal şiddet ve ekonomik şiddet olmak üzere 4 grupta toplandığını belirtirken, yapılan araştırmaların kadınların özellikle cinsel ve fiziksel şiddete maruz kaldıklarını gösterdiğini söyledi. Kadına yönelik şiddetin fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan yıkıcı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kemal Şenocak, şiddet uygulayan kişilerin kadınların yakınları olmasının ise ortaya çıkan yıkımı daha da artırdığını kaydetti. Kadına yönelik şiddetin gerek dünyada gerekse ülkemizde çözüm bekleyen en önemli sorunlardan biri olduğunu ifade eden Prof. Dr. Kemal Şenocak, her yıl 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde düzenlenen etkinliklerle kadına yönelik her türlü şiddetin gündeme gelmesi, tartışılması ve farkındalık yaratılması ve çözüm önerilerinin paylaşılmasının sağlandığını söyledi. Ülkemizde kadın haklarını korumak ve kadına yönelik şiddeti önleye yönelik gelişmeler olmasına ve çeşitli kanun ve yönetmeliklerin uygulamaya konmuş olmasına rağmen sorunun çözümünün istenilen düzeyde olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Kemal Şenocak, halen şiddetin her türünün ve ölümlerin önüne geçilemediğini kaydetti. Kadına yönelik her türlü şiddetin dünyada ve ülkemizde en önemli insan hakları ihlalleri arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Kemal Şenocak, bu konuda birçok uluslararası sözleşme ve ulusal mevzuatımızın olmasına rağmen mevzuatın uygulanmasında eksiklikler bulunduğunu ancak en önemli şeyin bilinçli bir topluma duyulan ihtiyaç olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kemal Şenocak bu nedenle böyle etkinliklerin kadına yönelik şiddetle ilgili farkındalık yaratma ve insanları bilinçlendirme açısından çok önemli olduğunu dile getirerek, etkinliğin düzenlenmesine emeği geçen herkese teşekkür etti.
Açılış konuşmalarının ardından ESOGÜ Eğitim Fakültesi Arş. Gör. Serdar Körük “Partner Şiddeti” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Partner şiddetinin fiziksel, cinsel, psikolojik ya da ekonomik nitelikli olabileceğini dile getiren Arş. Gör. Serdar Körük, çeşitli bireysel ya da sosyal faktörlerin partner şiddetini ortaya çıkarabildiğini söyledi. Arş. Gör. Serdar Körük fiziksel şiddete maruz kalınması durumunda polis, jandarma, Alo 183 Kadın, Çocuk, Engelli, Aile Danışma Hattı ya da Mor Çatı gibi dayanışma merkezlerinden destek alınabileceğini söyledi. Arş. Gör. Serdar Körük sunumunu, bir ilişkide her iki tarafın da ödediği bedeller ile kazandığı ödüllerin yakın olmak zorunda olduğunu vurgulayarak tamamladı.
Daha sonra ESOGÜ ESKAM Müdürü Doç. Dr. Elif Gürsoy “Güç ve Şiddet” başlıklı bir sunum yaptı. Doç. Dr. Elif Gürsoy BM Kadınlara Yönelik Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi’ne göre kadınlara yönelik toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin, bir kadına sırf kadın olduğu için yöneltilen ya da oransız bir şekilde kadınları etkileyen şiddet olduğunu söyledi. Erkek egemen anlayışta erkeğin elinde ekonomik, ataerkil, toplumsal cinsiyet rollerine dayalı, siyasi ve toplumsal statüye dayalı gücün bulunduğunu belirten Doç. Dr. Elif Gürsoy, bu güç kaynaklarının kadına yönelik şiddet üzerindeki etkisini örneklerle anlattı. Toplumsal cinsiyet rollerinin pekiştirilmesinde medyanın gücüne de değinen Doç. Dr. Elif Gürsoy; televizyon dizileri, çizgi filmler, yazılı basın, masal kitapları ve ders kitaplarının içerdikleri mesajın erkek egemen anlayışı pekiştirir nitelikte aynı olduğunu kaydetti. Konuşmasında sözlü şiddete de vurgu yapan Doç. Dr. Elif Gürsoy, hiçbir verisi olmayan sözlü şiddetin yani küfür kültürünün geleneksel toplumdan beslendiğini ifade etti. Toplumdaki erkeklik anlayışı değişmeden şiddetin bitmeyeceğini dile getiren Doç. Dr. Elif Gürsoy, kadına yönelik şiddet sorununun çözülebilmesi için önce bunun bir sorun olduğunun kabul edilmesi ve sonra da bunun nedenlerinin iyi kavranması gerektiğini söyledi. Etkinlik oyuncu-sunucu Ceyda Düvenci’nin ESOGÜ öğrencileri ile gerçekleştirdiği söyleşi ile sona erdi.

Büyük Önder Atatürk ESOGÜ'de Anıldı Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 81. yıldönümün...
10/11/2019

Büyük Önder Atatürk ESOGÜ'de Anıldı



Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk, ölümünün 81. yıldönümünde tüm yurtta olduğu gibi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ)’nde de anıldı. Anma programı üniversite akademik ve idari personeli ile öğrencilerin de katılımlarıyla, Rektör Prof. Dr. Kemal Şenocak tarafından ESOGÜ Atatürk ve Gençlik Anıtı’na çelenk konulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Anıttaki törenin ardından ESOGÜ Kongre ve Kültür Merkezi’ndeki programa geçildi. Anma programı Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, Eskişehir Muharip Hava Kuvvetleri ve Garnizon Komutanı Orgeneral Atilla Gülan, Eskişehir Milletvekilleri Harun Karacan ve Metin Nurullah Sazak, Muharip Hava Kuvveti Komutan Yrd. ve BHHM'leri Komutanı Hv.Plt.Tümg. İsmail Günaydın, Hava Kontrol Grup Komutanı Hv.Tuğg. Yusuf Erge, MSB 1'inci Hava Bakım Fabrika Müdürü Hv.Tuğg. Gürhan Ergürhan, 1'inci Ana Jet Üs Komutanı Hv.Plt.Tuğg. Gökhan Ergün, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kemal Şenocak, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tuncay Döğeroğlu ve protokolün de katılımlarıyla gerçekleşti. Anma programı öncesinde Kongre ve Kültür Merkezi fuayesinde Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Fotoğraflarla Atatürk” isimli serginin açılışı yapıldı.

Anma programında konuşan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kemal Şenocak, Atatürk’ün yeni bir Türk Devleti kurmuş, insanlık tarihine yepyeni düşünceler getirmiş ve uygulamış bir önder olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyeti’nin O’nun kurmuş olduğu temeller üzerinde durduğunu ve O’nun açtığı yolda yürümekte olduğunu söyledi. Atatürk’ün egemenliği saltanattan alıp halka veren, bağımsızlığın gücüne inanan, laik ve özgür düşünceden yana olan, bilimi yol gösterici tek ilke kabul eden bir devlet adamı olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kemal Şenocak, Atatürk’ün yaşamı boyunca evrensel barışın korunmasına özen gösteren, yeryüzünde açlığın ve yoksulluğun ortadan kaldırılması gerektiğini savunan, sömürgeciliğe son verilmesini isteyen hümanist bir lider olduğunu ifade etti. Atatürk’ün çağdaş medeniyete yönelirken belli doktrinlerden değil Türk milletinin gerçeklerinden ilham aldığını, Türk ve dünya tarihinde yaşanan tecrübelerin ışığından faydalandığını ve Batı kaynaklı fikirleri süzgeçten geçirerek bir sentez haline getirmek suretiyle hareket ettiğini belirten Prof. Dr. Kemal Şenocak, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” diyen Atatürk’ün çağdaş medeniyet ve kültüre kaynaklık yapacak eğitim ve öğretim kurumlarına çok büyük önem verdiğini ve daha Sakarya Zaferi’nden önce “Maarif Kongresi”ni toplayarak yeni bir Türk eğitim sistemini kurmak için ilk adımı attığını kaydetti. Atatürk’ün ülkede kültür birliğini oluşturmayı düşündüğünü ve Doğu Anadolu’da Van Gölü kıyılarında bir üniversite açılmasını, ilk olarak 1937’deki Meclis açılış konuşmasında dile getirdiğini belirten Prof. Dr. Kemal Şenocak, Atatürk’ün ölümünden 9 gün önce 1 Kasım 1938 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle Başvekil Celal Bayar tarafından okunan meclis açılış konuşmasında da üniversiteler ile Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu’na verdiği önemi bütün açıklığıyla ortaya koyduğunu vurguladı. En büyük Türk milliyetçisi olan, Türklük gururunu “Ne Mutlu Türküm Diyene” vecizesi ile ifade eden Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, akıl ve bilimin kültür hayatına yön vermesi için gerekli yüksek kültür kurumlarını oluşturmak suretiyle “Türk Aydınlanma Çağı”nın da önderliğini yaptığını ifade eden Prof. Dr. Kemal Şenocak, Atatürk’ün eğitim, bilim ve üniversite alanında gerçekleştirdiği faaliyetlerdeki tek hedefinin Türkiye Cumhuriyeti’ni çağdaş uygarlıklar seviyesinin üzerine çıkarmak ve Türk Milletini sonsuza kadar yaşatmak olduğunu söyledi.

Protokol konuşmasının ardından ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan 10 Kasım Atatürk’ü Anma videosunun gösterimi gerçekleştirildi. Daha sonra ESOGÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi (ATAM) ve ESOGÜ Halkbilim Araştırma ve Uygulama Merkezi (HAMER) tarafından ortaklaşa düzenlenen “Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar” dinletisi gerçekleşti. Sonrasında ise ESOGÜ ATAM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Cezmi Karasu’nun “Atatürk, Milli Birlik ve Vatandaşlık” konulu konferansı gerçekleşti. Atatürk tarafından yapılan “Türk” tanımının; din, ırk, renk, cinsiyet ayrımına bakmaksızın vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi içine aldığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Cezmi Karasu; 1924, 1961 ve 1982 anayasalarında yer alan vatandaşlık maddelerinin de bu doğrultuda, kişi ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki yurttaşlık ilişkisini ırk, dil ve din kavramlarından soyutlayarak hukuksal bir bağ olarak belirlediğini ifade etti. Atatürk’ün Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan yıkılışına kadar edinilen tecrübelerden dersler çıkararak “En büyük eserim” dediği Türkiye Cumhuriyeti’ni sağlam bir vatandaşlık temeline oturtmaya çaba gösterdiğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Cezmi Karasu, çağdaş ve kalkınmış bir Türkiye ve buna göre tanımını ve anlamını bulmuş Türk Milletinin Atatürk’ün çabalarının özünü oluşturduğunu söyledi. Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti’nde soyut ideolojik değerler yerine somut toplumsal gerçeklikleri önceleyen politikaları tercih ettiğini ve milli birliğin güçlü ekonomiye dayalı olduğunu pek çok kez dile getirdiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Cezmi Karasu, Büyük Önder’in bu doğrultuda söylediği sözlerden örnekler verdi. Milli kimlik inşasının aynı zamanda milli kültürü, milli kültürün dayandığı unsurları, milli coğrafyayı, uğruna yaşanacak ve ölünecek değerleri de tanımlamak olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Cezmi Karasu, bunlardan yoksun kalan bir milletin varlığını sürdürmesinin oldukça zor olduğunu belirterek, Atatürk’ün çağdaşlık anlayışında vatandaşlık ile ciddi ve kuvvetli bir bağ kurduğunu vurguladı.

ESOGÜ Öğretim Üyesinin Çalışması Kolon Kanseri Teşhisine Katkıda Bulunacak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Mühe...
07/11/2019

ESOGÜ Öğretim Üyesinin Çalışması Kolon Kanseri Teşhisine Katkıda Bulunacak



Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Burak Derkuş’un Ekim ayında Cancer Letters dergisinde yayınlanan çalışmasında, kolon kanserinin kan örneklerinden tespiti için belirteç adayları keşfedildi ayrıca kolon kanserinin moleküler mekanizması incelendi.

Dr. Öğr. Üyesi Burak Derkuş’un Ankara Üniversitesi Kimya, Hacettepe Üniversitesi Eczacılık, Ankara Üniversitesi Tıbbi Onkoloji ve Gazi Üniversitesi Genel Cerrahi Bölümleri ile işbirliği içerisinde yaptığı çalışmada kolon kanserli ve sağlıklı bireylerden alınan kan örneklerinden izole edilen doğal nano-keseciklerin içerikleri arasında farklılıklar tespit edildi. Dr. Öğr. Üyesi Burak Derkuş yaptığı açıklamada, yürütülecek daha geniş katılımlı klinik çalışmalarla, geliştirilen tekniğin ve keşfedilen belirteçlerin önümüzdeki yıllarda kolon kanserinin hızlı, acısız ve küçük miktarda kan örneklerinden teşhisini mümkün kılabileceğini belirtti.

Kolon kanseri dünyada kanser bağlantılı ölümlerin en yaygınlarındandır. Global kanser istatistiklerine göre (2018) her yıl yarım milyon insan kolon kanseri sebebiyle ölmekte ve 1.4 milyon yeni vaka oluşmaktadır. Son yıllarda çalışmalar kanser teşhisinde klasik yöntem olan “katı biyopsi” tekniği yerine kanser tipine özgü protein ve genlerin kan örneklerinden tespiti üzerine odaklanmıştır. Tek bir kan örneğinden birden fazla kanser türünün tespit edilebildiği ve “sıvı biyopsi” adı verilen bu tekniğin önümüzdeki yıllarda kanser kliniklerinde kanser teşhisi amacıyla yaygın bir şekilde kullanılması öngörülmektedir.

Address

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi
Eskisehir

Telephone

+902222393750

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğrenci Platformu posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The University

Send a message to Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Öğrenci Platformu:

Share