DAS YAŞAM Merkezi

DAS YAŞAM Merkezi DAS - Damar Sağlığı ve Yaşam Merkezi DAS - Damar Sağlığı ve Yaşam Merkez Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Merkezde Prof.

Dr. Yusuf Kalko öndeliğinde ve yönetiminde İstinye Üniversitesi Hastanesi'nde açıldı. Merkez; İnme Cerrahisi, Minimal İnvaziv Damar Cerrahisi, Doğumsal Damar Anomalileri ile Diyabetik Ayak ve Varis Tedavileri olmak üzere beş ayrı bölümden oluşuyor. Dr. Yusuf Kalko’nun yönetiminde; invazif radyoloji ve radyoloji, anestezi ve reanimasyon, nöroloji, enfeksiyon hastalıkları, kardiyoloji, beslenme- diyetetik ve endokrinoloji branşlarından 5 hekim görev yapıyor..

01/06/2026

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
‘’Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği gereğince paylaşımlarımız yoruma kapatılmıştır.

31/05/2026

Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.
‘’Sağlık Bakanlığı Yönetmeliği gereğince paylaşımlarımız yoruma kapatılmıştır.’’

30/05/2026

Hayat bir tercih meselesidir,
Geçmişi düşünürsen masal,
Geleceği düşünürsen hikaye,
Bugünü düşünürsen gerçektir.
Her güne hayatının en güzel günü olması için şans ver.
Mark Twain


HERKESE MUTLU BAYRAMLAR ...

29/05/2026

Bayram tatil değil, vicdan sınavıdır...
Mutlu Bayramlar geçirmeniz dileğiyle...

29 Mayıs 1453 İstanbul'un Fethinin 573.yılı kutlu olsun.    #1453
29/05/2026

29 Mayıs 1453 İstanbul'un Fethinin 573.yılı kutlu olsun.

#1453

Mevlana diyor ki; dua edecek güzel bir gönlün yoksa güzel yürekli insanlardan dua iste.HAYIRLI CUMALAR MUTLU BAYRAMLAR.....
29/05/2026

Mevlana diyor ki; dua edecek güzel bir gönlün yoksa güzel yürekli insanlardan dua iste.
HAYIRLI CUMALAR MUTLU BAYRAMLAR....

MUTLU BAYRAMLAR...Mutluluk, huzur, sevgi ve hayırlarla dolu nice bayramlar diliyorum hepinize. Anası, babası, akrabası h...
28/05/2026

MUTLU BAYRAMLAR...
Mutluluk, huzur, sevgi ve hayırlarla dolu nice bayramlar diliyorum hepinize. Anası, babası, akrabası hayatta olanlar… Koşun onlara öpün ellerini, sarılın sıkı sıkı. Benim gibi anası, babası, sevdikleri cennette olanlar da unutmayın canlarınızı. Gerçi unutulur mu onlar? Gitmekle gidilir mi? Görmemekle uzaklaşır mı kalpler? Annemin, babamın, anneannemin, dedemin, dayımın mis kokusu hala burnumda…
Her bayram sabahına şükürle başlıyorum. Evlatlarım yanımda, sevdiğim insanlar arıyor, soruyor, yazıyor. İnsan biriktirdiğim için çok mutlu oluyorum. Bayram sabahlarında dalıyorum bir de. Her bayram aynı filmi defalarca izliyorum hayal dünyamda. Özlemlerimle kavuşuyorum. Çocukluğuma, gecekondu mahalleme gidiyorum, anneannemlerin Altındağ’daki konağına gidiyorum.
Bayramlar bir başkaydı o zamanlar. Her bayram bunu dile getiriyorum. Beni en çok etkileyen sahne babamla gittiğimiz bayram namazları olurdu. Namazda babam öyle içten salavat getirirdi ki, her seferinde onu biraz hayretle biraz da şaşkınlıkla izlerdim. Öyle bir dalardı ki, duaya kendini kaybederdi adeta. Kim bilir neler hissediyordu rahmetli iç dünyasında?
Bayram namazından sonra kahvaltı faslı başlardı. Onu da genelde anneannemle dedemin evinde yapardık. Kazıkiçi Bostanları’ndan dedemlerin evinin bulunduğu Altındağ’a kadar yürüyerek giderdik genelde. Babamın parası olursa bazen de taksiye binmişliğimiz olmuştur. O günün heyecanı öyle sarardı ki beni çoğu zaman arife gecesi uyuyamazdım mutluluktan. En yakın arkadaşlarım ve kuzenlerim olan Oktay, Erdal, Turgay da orada olurlardı. Konağa girer girmez anneannem ve yengemin hazırladığı nefis yemek kokusu karşılardı bizi. Odun ateşinde pişen güveç de bayramın vazgeçilmez yemekleri arasındaydı.
Bayram süresince anneannemin sofrası kalkmazdı. Küçükler hep onları ziyarete geldiği için mutlaka gelene yemek yedirip öyle yolcu ederlerdi. Bazen şaşırırdım. “Anneanne senin yemeklerin neden hiç bitmiyor? Gelen giden sofraya oturuyor ama yemekler hiç eksilmiyor” derdim. “Evladım bu Bayram bereketi” derdi rahmetli.
Bahçelerinde dut ağaçları vardı. Bayram yaza denk geldi ise babam ağaca çıkar mutlaka bize bir güzel dut sallardı. Üstümüz başımız, yüzümüz gözümüz dut lekesi olurdu. Konağın karşısında Hacı Bayram camii vardı. Düğün yapanlar oraya dua etmeye gelirlerdi. Biz de bu durumu çok severdik. Oktay, Turgay, Erdal, ben koşardık arabaların önünü keserdik. Eşarp, havlu, zarf ne bulursak alırdık. Acayip keyif alırdık bu durumdan. Anneannemlerin evindeki sandığın içinde biriktirirdik topladıklarımızı.
Akşam olunca da mutlaka açık hava sinemasına giderdik. Ama nedense sinemayı herkesin izlediği yerden izlemektense kaçak göçek izlemek daha çok keyif verirdi bize. Sinemayı saran duvarlar vardı o duvarların üstüne çıkar izlerdik. Sinema sahibi de kızardı bize. Kovalardı bizi. Bir akşam kaçak olarak girmiştik. Bir baktım ki, dedem de orada. “Oğlum nasıl girdiniz siz buraya” dedi. Kaçak girdik dedik. “Tamam oturun burada sesinizi çıkarmayın” dedi. Bir süre sonra elinde patlamış mısırlarla geldi. “Kimseyi rahatsız etmeden uslu uslu oturun şimdi, izleyin” dedi. Meğer gitmiş bizim sinemaya giriş paramızı ödemiş rahmetli. Aslında eski Türk filmleriydi bunlar. Bizim o zamanki yaşımıza çok hitap etmiyordu ama annemden heyecanla dinlerdim Yeşilçam hikayelerini o yüzden özenirdim ben de. Dedem mutlaka kızlarını açık hava sinemasına götürmüş o yüzden annem ezbere bilirdi bütün artistleri ve filmlerin hikayelerini.
Gece olunca konak çocuk sesi yankılanırdı. Bayram süresinde orada kalırdık hepimiz. Yer yatağı sererdi anneannemle yengem. Sıra sıra yatardık hepimiz. Sabah da genelde anneannem ve dedemin balkonda yaptıkları sohbetle uyanırdım. Sabah namazına kalkardı dedem. Anneannem çayı demler sabah sohbet edip kıtlama çay içerlerdi. Ben de katılırdım onlara. Bayılırdım kıtlama şeker eşliğinde açık çaya. Huzurlu bir sesi vardı dedemin. Doğulu bir adam olmasına ve hiç okumamış olmasına rağmen çok güzel İstanbul şivesi ile konuşurdu. Karakteri de tam bir İstanbul beyefendisi edasındaydı. Anlatırdı gençlik yıllarını. Ayakkabı boyacılığı yaptığını, karpuz sattığını, köyde eşek sırtında peynir sattığını. En küçük oğlu Turgay’la beraber hayran hayran dinlerdik onları sabahın köründe.
En zoru da ayrılık vaktinin gelip çatması olurdu. Her seferinde ağlamaklı olurdum. İçim kan ağlardı. Gitmek istemezdim. Bitmesin isterdim bayramlar. Şimdi bayramlarda kardeşlerimle, kuzenlerle, dayılarımla bir araya gelince o günleri yad ediyoruz. Bayram bitiminde aynı burukluğu ben yine yaşıyorum. Yine ağlamaklı oluyorum. Keşke bitmeseydi diyorum.
Bayram demek anı demek, bayram demek aile demek, tek kalmamak demek, anam demek, babam demek, kabir ziyareti demek.
Hayırlı Mutlu Bayramlar, Kalın Sağlıcakla...

27/05/2026

Mutlu Bayramlar...

Hep bir arada, sevgi dolu, sağlıklı ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle,KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
27/05/2026

Hep bir arada, sevgi dolu, sağlıklı ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle,
KURBAN BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN

Arefe Günü geldi mi bir başka olurdu. Biricik anacığım Ramazan sonrası ilk kahvaltı hazırlıklarına başlar, elbiseler ütü...
26/05/2026

Arefe Günü geldi mi bir başka olurdu. Biricik anacığım Ramazan sonrası ilk kahvaltı hazırlıklarına başlar, elbiseler ütülenir, son iftar yemeği özenle hazırlanırdı. Aslında bayram Arefe gününde başlardı bizim evde. Bayram sabahı tüm erkekler bayram namazına gider, kızlar- kadınlar da kahvaltı hazırlar ardından bir evde toplanılırdı. Namaz sonrası keyifle, hasretle, samimiyetle büyüklerin elleri öpülür. Kahvaltıya geçmeden harçlıklarımız verilirdi.
Ya Rab keşke hiç bitmeseydi o anlar. O güzel insanlar hep yanımızda olsaydı diye veryansın edesim geliyor. Merhum Yaşar Kemal' in dediği gibi,"O güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler."
Elimden geldiğince kardeşlerime, çocuklarıma ve dostlarıma o günleri anlatmaya ve yaşatmaya çalışıyorum. Gelin sizde Arefe günü ve Bayram'ın ilk günü bunu yaşayın, yaşatın. Biz de o güzel atlara binip gittiğimizde çocuklarımıza anılar bırakmış olalım.Ebediyete intikal etmiş çocukluğumuzun o kahramanlarını, sevdiklerimizi Allah'ıma emanet ediyor, sağ olanlara uzun ömür diliyorum.
Herkesin Bayram'ı kutlu olsun. Kalın sağlıcakla.

Address

Brand İstanbul Park Büyükşehir Mahallesi Beylikdüzü Caddesi B Blok Kat : 7 D:53 Beylikdüzü/İstanbul, , WhatsApp +905523244543
Istanbul
34520

Opening Hours

Monday 08:00 - 18:00
Tuesday 08:00 - 18:00
Wednesday 08:00 - 18:00
Thursday 08:00 - 18:00
Friday 08:00 - 18:00
Saturday 08:00 - 18:00

Telephone

+905523244541

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when DAS YAŞAM Merkezi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The University

Send a message to DAS YAŞAM Merkezi:

Share