04/03/2015
Özge’mizi unutmadık! Unutmayacağız.
2015’te de Özgemiz Aramızda…
5 Mart 2014’te üniversite bahçesinde SBF 6. Kadın şenliğini kutlarken ağaca “Ne Seninim Ne Kara Toprağın” kartonunu asarken bunun bir gün sonra, Özge’yi katleden için yazıldığını hiç tahmin edemezdik. 6 Mart akşamı uluslararası ilişkiler bölümü ikinci sınıf öğrencisi Özge Gündoğan’ın okul çıkışı ev yolunda bindiği otobüste, ayrıldığı eski erkek arkadaşının kurşunlarına can vererek öldürüldüğünü duyduğumuzda kartondaki ifadenin soğuk gerçekliği ile çarpıldık.
Çoğumuz Özge’yi tanımadı. Ama Toplumsal Cinsiyet ve Siyaset dersimizden, ataerkil sistemin kadınları ezdiği, susturduğu hatta ortadan kaldırdığının neden ve sonuçlarını iyi biliyorduk. Bu olaya tepkisiz kalamazdık. Tepki kısa sürede yaygınlaştı. Özge’nin elinden alınan yılları göstermek için bir mum yakma etkiliği düzenlendi. Bunu sosyal paylaşım ağları üzerinden olabildiğince insana ulaştırmaya çalıştık. Sonraki gün, Özge için bir araya gelen yüzlerce insan vardı fakültede. Hocalarımız, fakülte çalışanları, hatta hazırladığımız kağıtları parasız çeken Reha fotokopi bizi yalnız bırakmadılar. Üniversitemizin diğer birimlerindeki hocalar ve öğrencilerle hep birlikteydik. Uzakta olanlar ya da gelemeyenler bulundukları yerde Özge için mum yakıp bunun fotoğraflarını paylaştılar.
Bu sadece Özge’nin öldürülmesi değildi. Kadınlara yönelik cinayetlerin devam eden bir örneğiydi. Sabah erken saatlerden itibaren üzerinde “Arkadaşımı öldüremezsin!” “Öğrencimi öldüremezsin!”, “Kız kardeşimi öldüremezsin!”, “Kızımı öldüremezsin!”, “Annemi öldüremezsin!”, “Hocamı öldüremezsin!” yazan kağıtları kampüsteki öğrencilere kadın ve erkek öğrenciler olarak birlikte dağıttık. Afişler için bez, karton ve boyalar aldık. Öğlene doğru yeni arkadaşlarla afişleri hazırladık. Erkek öğrenciler tepkilerini, isyanlarını kampüste gördükleri erkek öğrencilerin avuçlarına “Kadınları öldürmek erkeklikse, ben erkek değilim!” yazısını sıkıştırarak gösterdiler. Aynı ifadeyi fakültenin ön duvarına afiş olarak da astılar.
Onlarca erkek, erkeklik mağduru Özge için katıldı törene.
Üzgündük, buruktu içimiz. Kadını kendi malı olarak gören düşünceyi ve düzeni; kadını erkek şiddetinden korumayan kurumları; şiddeti doğallaştıran, haklılaştıran söylemleri; kadına şiddet uygulayanları affeden yasal sistemi eleştirdik. Özge için bir yandan canımız yanıyorken diğer yandan da erkekliğe, erkek egemen zihniyete, ataerkiye, kadın cinayetlerine karşı kadın-erkek, öğrenci-akademisyen, fakülte emekçileri-fotokopici herkes verdiği destek ve gösterdiği tepkiyle umut ışığını da hissettirdi hepimize. Daha adil, daha eşit, daha yaşanabilir bir dünya umutlarını kaybetmemeyi de…
Aradan bir yıl geçti. Bu arada başka Özgeler de katledildi. Ama biz hala daha adil, daha eşit, daha yaşanabilir bir dünya umudunu kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz.
İ.Ü.SBF kadın ve erkek öğrencileri, Mart 2015.