12/10/2026
21-25 Eylül 1821 tarihleri arasında Tripoliçe başta olmak üzere Mora Yarımadası, tarihin kaydettiği en büyük vahşetlerden birine sahne oldu.
Manzara öylesine dehşet vericiydi ki, Türklerin bölgeden atılmasını destekleyen İngiliz, Fransız ve Ruslar bile şok içinde kaldı.
Bugün Yunanistan'ın kurucusu sayılan azılı çete liderleri Theodor Kolokotronis, Dimitris Plapoutas, Aleksandr İpsilanti ve Panayotis Kefalas, adamlarıyla birlikte 40 binden fazla silahsız sivili kesip biçti.
İngiliz tarihçi William St. Clair:
Türkler 1821 yılı sonbaharında âni olarak tümüyle ve dünyanın haberi olmadan yok edildiler.
Mora'nın her yanında sopa, orak ve tüfeklerle silahlı Rum asiler çevreyi dolaşarak öldürüyor, yağmalıyor ve ateşe veriyorlardı.
Çoğu kez Ortodoks papazlar onlara önderlik ediyor ve sözde kutsal eylemlerinde onları kışkırtıyordu.
Kıbrıslı tarihçi Salahi Sonyel:
Rum isyancılar kısa bir süre önce ırzlarına geçerek, kol ve bacaklarını kestikten sonra surlardan aşağı attıkları kadınların cesetlerini, Helen davasına yardımcı olmak üzere Avrupa’dan gelen gönüllülere gururla gösteriyorlardı.
İskoçyalı Albay Thomas Gordon:
İki gün içinde, on binlerce Türk'ün yaşadığı şehirde tek bir canlı kalmamıştı. Bunların çoğu, kafası, kolları ve bacakları kesilerek öldürülmüşlerdi.
Ölüleri kimse gömmediği için Tripoliçe şehrinde dayanılmaz p*s bir koku her yanı sarmış, içme suları zehirlenmiş, kolera salgını baş göstermişti.
Herkes, millî kahraman olarak tanıtılan eşkıya ve korsanların gerçekte uyuz, p*s, doymak bilmez, kaşarlanmış hırsızlar olduklarını tecrübe ile bilir.
Lord Byron'un dediği gibi; Yunanlılar gerçeği kavrama yeteneğinden yoksundurlar.
Misyoner Rufus Anderson:
Mora'da 1821'den önce 80 bine yakın Türk yaşıyordu. 1829 itibariyle bunların hiçbiri kalmamıştı.
Mora'da bir zamanlar cami, medrese, hamam ve çarşılarıyla 'Türkler' vardı. 400 yıl birlikte yaşadığı komşusunu kesmeye yemin etmiş Rum çeteleri eliyle sadece birkaç gün içinde yok edildiler.