08/12/2017
Mücadele hayattır. Teslim olmayı bilmek, yeri gelince yaprağın suya narince düşüp usul usul gitmesi gibi, akışına bırakabilmek.
Yeri gelince kanatlanıp göç eden kuşlar gibi rüzgâra karşı durmak.
Bir başka zaman bir kaplumbaga gibi yavaş yavaş ve sakince yürüyebilmek. Ama kaygısız, korkusuz, emin adımlarla.
Bir başka zaman hızlıca koşabilmek, avını yakalamaya çalışan çıta misali ve av olmamak için kaçmaya çalışan bir ceylan misali.
Öyle ya, bazen yavaşlamalı emin adımlarla yürümeyi bilmeliyiz; varacagimiz nokta belli ise, yol bizi kaygilandirmamali.
Bazen de koşmalıyız; hem de hızlıca. Bizi ters yüz eden yanlışlardan; değerlerimizi yok eden sistemlerden, düşüncelerden, insanlardan. Uzaklaşmalıyız.
Bazen bir karınca olup minicik ağzımızda şu taşıyabilmeliyiz, safımız belli olsun diye.
Bazen bulup olup yağabilmeliyiz; kapkara, doludizgin.
Güneş olmalı, bulut olmalı, firtina olmali, durgun göl olmali, yavaşlamalı, hızlanmalı... Her şey olmalı ama hiçbir zaman hiçbir şey olmayı seçmemeliyiz.
Kapkara bulut olduk sağanak yağdırıyorsak; birazdan güneş olup açacağımızı unutmamalı;
kaplumbağa olduk hızlanamıyorsak; yeri gelince çıta olup hizlanacagimizi unutmamalıyız.
Hayat bizim mücadelemizle var, mücadelemiz yoksa hayat da yok.
Renkten renge kaptan kaba girmeli ama öz'ümüzle bağımızı hiçbir zaman koparmamalıyız.
Hayırlı cumalar. Muhabbetle 🌺
Psk. Merve Nur Özbey