01/01/2018
DEHB .
KÜÇÜK YAŞTA GÖRÜLEN DEHB BELİRTİLERİNİN SEYRİ NASIL OLUR ? – 2
DEHB olan küçük çocuklardaki “saldırganlık” ve “sosyal uyumsuzluk” gibi belirtileri “karşı gelme bozukluğu” ve “zor mizaç”tan ayırmak güç olabilir. Aslında karşı gelme ve davranım sorunları DEHB’ye özgü belirtiler değildir ve bunları daha çok “karşıt olma/karşıt gelme bozukluğu” ve “davranım bozukluğu” belirtileri olarak ele almak doğru olacaktır. Öte yandan okul öncesi yaşlarda DEHB ile ortamdan kaynaklanan disiplin problemlerini ayırmak zor olabilir. Ancak, çoğu zaman DEHB ile disiplin sorunları birlikte süre gider.
Bazı çalışmalar sosyal-duygusal problemler (örn. arkadaşlık ilişkisinde güçlükler,korkaklık) ve el becerisi sorunları,denge sorunları gibi motor işlevlerde gecikme gösterenlerin dikkat sorunlarının daha büyük olasılıkla süreğen olabildiğini bildirmiştir. Tersine, annenin eğitim düzeyinin yüksek olması, aile düzenin iyi olması,daha az sağlık probleminin olması,daha yüksek bilişsel düzeyin olması ve daha güçlü sözel ifade etme becerisinin oluşu dikkat güçlüklerinin ortadan kalkmasında iyiye gidiş ya da düzeltme etmenleri olarak saptanmıştır.
Bir çalışmada, 3-4 yaşındayken ebeveynleri tarafından dikkatsizlik, aşırı hareketlilik ve disiplin problemleri tanımlanan,idaresi güç çocukları izlemeye almışlar. Takiplerinde, 6 yaşında bu grubun %50’si DEHB tanısı almış, 9 yaşında ise, %48’u yıkıcı davranım bozukluğu (DEHB,karşıt olma/karşıt gelme bozukluğu(KGB), davranım bozukluğu) tanısı almıştır. Bu çalışmalar, okul öncesi yıllarda aşırı sinirlilik ve dürtü denetim bozukluğu olan çocukların sıklıkla bu sorunlarını okul yıllarına taşıdığına işaret etmektedir. Aile ortalamasının daha kaotik ve daha az destekleyici olması halinde, bu tip güçlükler ağırlaşabilmektedir. Buna karşın, bu sorunları olan okul öncesi çocukların yaklaşık yarısının azaldığını veya geçici olduğunu da göstermektedir.
Küçük yaşlarda görülen dikkat,öğrenme ve dürtü denetimi sorunlarının ilerleyen yaşlarda da sürmesinde ya da ek sorunlar ortaya çıkmasında aile ortamı, sosyal çevre gibi unsurların önemli bir rolü olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu duruma paralel olacak şekilde diğer çalışma sonuçları da, okul öncesi yaşlarda ilgisi, rededici veya katı anne-babalık tutumları olan ebeveyne sahip çocukların daha büyük olasılıkla aşırı hareketlilik, uyumsuzluk,saldırganlık ve dürütsel davranışlar gösterdiğini düşündürmektedir. Diğer yandan sıcak,yanıtlayıcı ve uygun şekilde sınırlamalar koyan aileler de bu tür çocukların sosyal ilişkilerde daha uyumlu davranışlar geliştirdiği gözlenmektedir.
(Kaynakça; Dr. Koray KARABEKİROĞLU, Aman Dikkat: Öğrenme Sorunları,Say Yayınları,2015)
ERDİ KANBAŞ-ÖZEL EĞİTİM UZMANI