Kemer Gözcü Gazetesi

Call Directions Website Contact the university

Kemer Gözcü Gazetesi Antalya'nın Kemer ilçesinin ilk günlük gazetesi... Gazetemiz bünyesinde www.kemergozcu.com

Kemer’de kadın çiftçiler unutulmadıKemer’de 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ...
16/10/2026

Kemer’de kadın çiftçiler unutulmadı
Kemer’de 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü kapsamında İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından kadın çiftçiler ziyaret edildi. Ziyaretlerde sürdürülebilir tarımsal üretimi desteklemek amacıyla önder kadın çiftçilere feromon tuzaklar ve gübre dağıtımı yapıldı. İlçe Müdürü Canan Otruş, kadın çiftçilerin gününü kutlayarak, sürdürülebilir tarım, toprak verimliliği ve sağlıklı üretimin desteklenmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini ifade etti.
https://www.kemergozcu.com/haber/kemerde-kadin-ciftciler-unutulmadi-32167.html

Bir kentin hafızasını tatmakBir kenti gerçekten tanımak istiyorsanız, önce taşlarına, sofrasına bakın. Çünkü kentlerin e...
15/10/2026

Bir kentin hafızasını tatmak

Bir kenti gerçekten tanımak istiyorsanız, önce taşlarına, sofrasına bakın. Çünkü kentlerin en derin hafızası çoğu zaman anıtlarda ve duvarlarda, paylaşılan yemeklerde, toprağın biçim verdiği kaplarda ve kuşaktan kuşağa aktarılan tariflerde saklıdır.

8-11 Ekim tarihleri arasında düzenlenen 11. Uluslararası Kaleiçi Old Town Festivali’nin bu yılki teması, “Gastronomi: Bir Kentin Hafızasını Tatmak”tı. Antalya’da Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sergide ben de Nageseramik olarak eserlerimle yer aldım. Gastronomiyi yalnızca mutfak kültürü üzerinden değil, sanat ve kent belleğiyle kurduğu ilişki üzerinden ele alan bu buluşma, benim için de üzerinde düşünmeye değer bir deneyimdi.

Bir kenti tanımak, yalnızca sokaklarında dolaşmak, tarihî yapılarını görmekle mümkün değil. O kentin ne yetiştirdiğini, ne ürettiğini, neyi nasıl pişirdiğini, nasıl paylaştığını ve hangi gelenekleri yaşattığını da bilmek gerekiyor. Çünkü mutfak kültürü, bir toplumun coğrafyasını, iklimini, üretim biçimini ve yaşam alışkanlıklarını içinde taşır. Bir tarif bazen bir aileyi, bazen bir şehri, bazen de artık kaybolmaya yüz tutmuş bir yaşam biçimini anlatır.

Peki, bütün bunları sanatla nasıl ilişkilendirebiliriz?

Bence sanatın en güçlü yanlarından biri, gündelik hayatın içinde sıradanlaşan şeylere yeniden bakmamızı sağlaması. Bir kap, bir sofra, bir fotoğraf karesi ya da bir resim; ilk bakışta yalnızca bir nesneyi veya görüntüyü anlatıyor gibi görünse de ardında insanın doğayla, üretimle ve birbirleriyle kurduğu ilişkiyi barındırabilir.

Yazının devamını aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz
https://www.kemergozcu.com/yazi/bir-kentin-hafizasini-tatmak-317.html

TKB Kemer Şubesi üniversite panayırındaTürkiye Kadınlar Birliği (TKB) Kemer Şubesi, Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenen ...
15/10/2026

TKB Kemer Şubesi üniversite panayırında
Türkiye Kadınlar Birliği (TKB) Kemer Şubesi, Akdeniz Üniversitesi’nde düzenlenen Sivil Toplum Panayırı’nda yer aldı. Şube Başkanı Hacer Akdağ ve yönetim kurulu üyeleri, gençlerle sivil toplum çalışmaları kapsamında bir araya geldi.
Haberin devamını aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz
https://www.kemergozcu.com/haber/tkb-kemer-subesi-universite-panayirinda-32168.html

SpaceX şirketinin sahibi Elon Musk, Ukrayna'nın insansız hava araçlarının (İHA) Starlink'in askeri versiyonu olan Starsh...
15/10/2026

SpaceX şirketinin sahibi Elon Musk, Ukrayna'nın insansız hava araçlarının (İHA) Starlink'in askeri versiyonu olan Starshield ağına bağlanma ve bu ağa ulaşma hızına getirilen kısıtlamaların arkasında ABD hükümetinin olabileceğini ifade etti.

15/10/2026
Davut Çetin: “Hal’in sorunlarını gündeme taşıyacağız”Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan adayı Davut Çetin, ya...
15/10/2026

Davut Çetin: “Hal’in sorunlarını gündeme taşıyacağız”
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan adayı Davut Çetin, yaş sebze ve meyve sektörünün temsilcileriyle bir araya geldi. Hal tüccar ve komisyoncularının yaşadığı sıkıntıları ve sektörün çözüm bekleyen sorunlarını yakından bildiklerini belirten Davut Çetin, “Antalya ekonomisinin en önemli dinamiklerinden biri olan yaş sebze ve meyve sektörümüzün sorunları çok daha yüksek sesle dile getirilmeli. Biz bu sorunları biliyoruz. Yeni dönemde sektör temsilcilerimizle ortak akıl içerisinde hareket ederek sorunların takipçisi olacak, kalıcı çözümler üreteceğiz” dedi.
https://www.kemergozcu.com/haber/davut-cetin-halin-sorunlarini-gundeme-tasiyacagiz-32159.html

Boşandığı eşini eşarpla b*ğarak *ldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbetAntalya'da boşandığı eşi Hanım Biçer'i eşarpla b*ğ...
15/10/2026

Boşandığı eşini eşarpla b*ğarak *ldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Antalya'da boşandığı eşi Hanım Biçer'i eşarpla b*ğarak *ldürdüğü gerekçesiyle yargılanan Hızır Çelik, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme heyeti, sanığın cezasında haksız tahrik indirimi uygulamadı.
Olay, 11 Eylül 2025 gecesi Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, Hızır Çelik (32), boşandığı eşi Hanım Biçer'i evine götürdü. İkili arasında çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Çelik, Biçer'i eşarbıyla boğdu, ardından yüzüne yastık bastırarak öldürdü. Yaklaşık 3 saat sonra evden ayrılan Çelik, olaydan yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini arayarak, "Ben kızı öldürdüm, haberiniz olsun" dedi.
Çelik'in daha sonra Yeniköy Polis Amirliği'ne giderek teslim olduğu öğrenildi. Olay yerine sevk edilen polis ekipleri, Biçer'in cansız bedenini evde buldu. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından Biçer'in cenazesi, otopsi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Çelik, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çelik'in ilk ifadesinde, "Eve beraber gittik, eski konuları açtı. O esnada kendimi kaybettim, olay gerçekleşti" dediği öğrenildi.

Eve birlikte girdiler, elinde poşetle tek başına çıktı
Olay öncesi ve sonrasına ilişkin güvenlik kamerası kayıtlarında, Hanım Biçer ile Hızır Çelik'in birlikte siteye girdikleri, Biçer'in kapıyı açmasının ardından ikilinin eve geçtiği görüldü. Kayıtlarda, bir süre sonra elinde poşetle evden tek başına çıkan Çelik'in merdivenden indikten sonra eve doğru baktığı ve siteden ayrıldığı anlar yer aldı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Hızır Çelik'in boşandığı eşi Hanım Biçer'i ikametinde eşarpla boğarak öldürdüğü, ardından Biçer'e ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi. Çelik hakkında "kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme" ile "kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık" suçlarından dava açıldı.
Davanın karar duruşması, Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Hızır Çelik, Hanım Biçer'in ağabeyleri müşteki Resul Biçer ve Recep Biçer ile taraf avukatları katıldı.

"Buradan çıkıp çocuklarımı alıp, yurt dışında yaşamak istiyorum"
Sanık Hızır Çelik, son savunmasında, "Cinayet işlemedim, işlemek isteseydim ilk gün gerçekleştirirdim. Soyut bir şey inkar edilebilir ama somut bir şeyin inkar edilmesini anlamıyorum" dedi. Aldatıldığını ima ederek boşandıktan sonra kendini hayat kadını gibi hissettiğini sölyeyen Sanık," Ona göre yaşıyordum, yapabileceklerimden korktuğum için 6-7 ay öyle yaşamaya çalıştım. Çocuklarıma hem annelik hem babalık yapıyordum. Hanım'ın ailesiyle baş etmek mümkün değil, boşanma öldür dediler. 8 ay boyunca kaçmaya çalıştım, çocuklarımı korumak için her şeyi yaptım. Birini öldürmek istesem inşaat işi yapıyordum, bir yere götürür öldürürdüm. 1 yıl boyunca cinnet halinde yaşadım. Hayatım boyunca çalıştım, hırsızlık yapmadım. Hayatıma yeni düzen kurmak için kız arkadaşım Svetlana var hayatımda. Buradan çıkıp çocuklarımı alıp, yurt dışında yaşamak istiyorum" ifadelerini kullandı.

Haksız tahrik indirimi uygulanmadı
Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Hızır Çelik'i "kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın cezasında haksız tahrik indirimi uygulanmadı. Heyet, Çelik'in "kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık" suçundan ise beraatine karar verdi.

"Her ne kadar ölen geri gelmese de vicdanımız rahatladı"
Duruşmanın ardından açıklama yapan, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği adına davayı takip eden avukat Yağmur Burçin Sayın Kurt, "Bir önceki celsede mütalaa verilmişti. Mütalaa doğrultusunda haksız tahrik indirimi uygulanmadan emsal niteliğinde bir karar aldık. Bu kararın diğer cinayet dosyalarında da uygulanmasını istiyoruz. Her ne kadar fazlasıyla haksız tahrik indiriminde faydalanmak için maktullere iftiralar atılmış olsa da bu dosyada bunu görmedik. Sanık ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası aldı. Her ne kadar ölen geri gelmese de vicdanımız rahatladı" diye konuştu.

Antalya'da 'merdiven altı botoks' kabusu: Son 3 ayda 20 kişi hastaneye başvurdu 'da son 3 ayda 'merdiven altı' işletmele...
15/10/2026

Antalya'da 'merdiven altı botoks' kabusu: Son 3 ayda 20 kişi hastaneye başvurdu

'da son 3 ayda 'merdiven altı' işletmelerde botoks işlemi yaptırdıktan sonra rahatsızlanarak hastaneye başvuran kişi sayısı 20'ye yükseldi. Çoğunluğu taburcu edilirken, son olarak işlem sonrası şiddetli ağrı, nefes darlığı ve görme bozukluğu yaşayan bir kişi de tedavi görmeye başladı. Yaşadıklarını anlatan kadın, "Göz kapağım düştü, sesim kısıldı, yutma güçlüğü yaşadım. Gözümü açamıyordum, Vertigo gibiydi" dedi.
Antalya'da son 3 ayda 'merdiven altı' işletmelerde botoks yaptırdıktan sonra konuşmakta güçlük, nefes darlığı, yutkunma ve ağrı sorunları yaşayan 20'ye yakın kişi, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne başvurdu. Tedavisi gerçekleştirilenler taburcu edilirken, daha sonradan başvuruda bulunanların ise tedavileri sürüyor. Son olarak sonrası şiddetli ağrı, nefes darlığı ve görme bozukluğu yaşayan B.J. de, hastane aciline başvurduktan sonra tedavisine başlanıldı.

"Vertigo sandım"
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nde tedavisi süren B.J., turizm sektöründe çalışırken bir klinikte İstanbul'dan 2 ay önce Antalya'ya gelen doktorla tanıştığını söyledi. Daha sonra doktorun evinde işlemin yapıldığını anlatan B.J., şunları söyledi:
"İstanbul'dan gelmiş, 2 ay önce Antalya'da işe başlamış. Saç mezoterapisi ve botoks yaptırdım. 3 gün sonrası göz kapağım düştü, sesim kısıldı, yutma güçlüğü yaşadım. Gözümü açamıyordum, vertigo gibiydi. Özel ve devlet hastanelerindeki kulak burun boğaz uzmanlarına gittim. ‘Vertigo yok' dediler. Göz doktoruna da gittim ancak oradan da bir sonuç alamadım. Gastroenterolojiye gittim endoskopi istediler. Son olarak haberlerde botoks yaptıran farklı kadınların aynı sorunları yaşadığını görünce burada acile başvurdum ve tedaviye başlandı. Nefes almakta güçlük çekiyorum. İşlem yapan doktor, yeni bir firmayla anlaşmış. O ürünler galiba sahte. Başka kadınlar da aynı şeyleri yaşadılar. Onlar da hastanede."
Bu ürünlerin araştırılması gerektiğini ifade eden B.J., aynı sorunu başka kadınların yaşamamasını istediğini söyledi. B.J. işlem yaptırdığı doktorun kliniğinin de olduğunu da belirterek, "Daha önce başkalarına da işlem yapmış ancak sorun olmamış ama son ürünlerinin hepsi sahte galiba. Çünkü birkaç hasta aynı sorunu yaşadı. İlk defa botoks yaptırmıştım" dedi.

"Merdiven altı uygulamalarda kullanılan botulinum toksinlerinin çoğu gerçek botulinum toksine değil"
Konuyla ilgili Akdeniz Üniversitesi Nöroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Babür Dora ile Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan, Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Aslıhan Ünal ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Sözel açıklamalarda bulundu. Dora, botulinum toksinin tıpta birçok kullanım alanı olduğuna işaret ederek şöyle konuştu:
"Biz nörolojide de çok kullanıyoruz. Bazı hastalıkların tedavisi için kullanılabildiği gibi kozmetik amaçlarla da kullanılıyor. Çoğunlukla da bu zehirlenmeleri kozmetik amaçla kullanan kişilerde daha çok görüyoruz. Ve genellikle de bu daha çok yapan kişiyle ilgili ve kullanılan botulinum toksinin markasıyla ilgili. Türkiye'de iki tane Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlanmış botulinum toksini var. Ancak bunlar pahalı ve bunları sadece belli klinik ya da muayenehanesi olan hekimler global lokasyon numarası denilen bir sağlık müdürlüklerinin verdiği bir resmi numarayla temin edebiliyorlar. Yani herhangi bir doktor bile şu anda bir eczaneye gitse ve ben botoks satın almak istiyorum dediği zaman bunu alamıyor. Bunlar sadece özel temin edilebiliyor. Bu nedenle, merdiven altı uygulamalarda kullanılan botulinum toksinlerinin çoğu gerçek botulinum toksine değil. Bunlar sahte. Ve bu sahtelerde çok önemli bir sorun doz ayarlaması sorunu oluyor. Örneğin bir flakonun içerisinde yüz ünite varsa, bunlar da bu yüz üniteden fazla ya da az olabiliyor. Fazla olduğu zaman da doktor yaptığı üniteden, normalde yapmak istediği üniteden fazlasını yapabiliyor. Ve bu durumda da botulinum toksini zehirlenmesi ortaya çıkıyor ki botulinum toksini normalde dünyadaki en güçlü zehirdir. Ve botulinum toksini normalde klostridium botulinum dediğimiz bir bakterinin, konservelerde daha çok üreyen bir bakterinin salgıladığı bir zehirdir. Bu zehir çok küçük dozlarda tedavi amaçlı kullanılabiliyor. Ve o zaman hastaya faydalı oluyor. Ancak bu fazla geldiği zaman ve bütün vücuda yayıldığı zaman, o zaman botulismus dediğimiz çok tehlikeli ve hastanın ölümüne kadar gidebilen bir hastalık tablosuna, zehirlenme tablosuna neden oluyor ki bu başvuran vakalarda da hep bu bulguları görüyoruz."

"Botulinum toksinin panzehiri var, hafif vakalara vermiyoruz"
Vakaların göz kapağında düşme, çift görme, konuşmada bozulma, kas felçleri, yutma güçlüğü ve en sonunda da solunum güçlüğü gibi rahatsızlıklar yaşadığını aktaran Dora, "Eğer hasta o durumda acilen bir hastaneye başvurup bir mekanik ventilatöre bağlanmazsa hasta kaybediliyor. Botulinum toksinin panzehiri var. Yani hafif vakalar da vermiyoruz zaten. Zehir danışma hattını arıyoruz. Onlarla birlikte hastayı tartışarak panzehire uygun ya da değil şeklinde bir karar veriliyor. Birçok hastamızda panzehiri uygulamadan kurtarabiliyoruz. Ama bazı hastalar giderek kötüye gidebiliyor veya belli şartları sağlayan hastalarda bu panzehiri mutlaka vermek lazım" diye konuştu.
Dora, botulinum toksinin uygulamalarını bunun eğitimini almış olan hekimlerin yapması gerektiğini vurguladı.

"İki ya da üç haftaya kadar gelmeyen vakalarımız oluyor, anlayamıyorlar çünkü"
Prof. Dr. Aslıhan Ünal, son 3 yıl içerisinde 30 vaka gördüklerini ve bunun üçte birinin son birkaç ay içerisinde geldiğini söyledi. Son haftalarda bu vakalarda artış yaşandığına dikkati çeken Ünal, "Yutma güçlüğü, nefes darlığıyla geliyorlar. Genelde lokal semptomlar oluyor. Uygulama alanında kas güçsüzlüğü gördüğümüz bir şey. Tek göz kapağında düşüklük, genellikle nefes darlığı, yutma güçlüğü, ses kısıklığı, simetrik göz kapağı düşüklüğü, bazen çift görme, bu tür şikayetlerle geliyor hastalarımız. İki ya da üç haftaya kadar gelmeyen vakalarımız oluyor. Anlayamıyorlar çünkü. Gelmelerinde fayda var. Hepsi ağır seyretmiyor. Çok azına antidot gerekiyor. Ama hani eğer bir ilerleme varsa yakın alanlarında, acil servise başvurmalarında fayda var" dedi.

"Kasları felç eden bir zehir"
Prof. Dr. Ebru Apaydın Doğan da acil servislere yeni vakaların gelmeye başladığını belirterek, "Bunlardan bir tanesi yine kritik bir hastaydı ve hastane yatışı vermek zorunda kaldık. Yutma zorluğu ve konuşma zorluğu vardı. Tabi haberler ortaya çıktıkça biraz daha sıklaştığını görüyoruz hastaların. Yani bu basit bir güzellik ürünü değil aslında bir krem değil. Yani cildin altına verilen, sinir-kas kavşağını olumsuz yönde etkileyen, iletiği bozan ve kasları felç eden bir endotoksin. Bizim şu an düşüneceğimiz bir halk sağlığı sorunu haline geldi. Gerçekten çok vaka görüyoruz. Diğer hastanelere de başvuran başka hastalar olduğunu öğrendik. Bizim mesajımız çok net. Sadece uzman eller tarafından menşei bilinen ürünlerin kontrollü şekilde yapılması gerektiği. Yoksa çok ciddi sağlık sorunları olacağını görüyoruz hastalarımızda" dedi.

"Yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarında yapılması önemli"
İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Hasan Sözel, güvenli ve uygun şartlarda yapıldığında son derece de güvenli ve uygun bir tedavi yöntem olduğunu ancak son zamanlarda hastaneye uygulama sonrasında vakaların arttığını ifade etti.
Bu uygulamada hastalara, uygulayıcı hekimlere hem de ilgili kurumlara bir takım sorumluluklar düştüğünü aktaran Sözel, "Bu noktada hastalarımız için baktığımız zaman bu işlemin ruhsatlı ve bakanlık tarafından yetkilendirilmiş sağlık kuruluşlarında yapılması önemli. Ayrıca hem etkin bir eğitim almış bu nokta yetkilendirilmiş ve yeterli deneyimi olan hekimler tarafından yapılması hem de ruhsatlı ve güvenli ürünlerin kullanılması önemli olmaktadır. Ayrıca Sağlık Bakanlığımızın bu noktada eğitim, yetkilendirme ve denetim mekanizmasında hasta güvenliği noktasında devam ettirmesi, bu noktada güncellemelerinin yapılması da önemli olacaktır" şeklinde konuştu.

Büyükşehir Belediyesi’nden Demre’de sel mesaisi  Büyükşehir Belediyesi ekipleri, zor günler geçiren vatandaşların yanınd...
15/10/2026

Büyükşehir Belediyesi’nden Demre’de sel mesaisi

Büyükşehir Belediyesi ekipleri, zor günler geçiren vatandaşların yanında olarak hayatın yeniden normale dönmesi ve afetin etkilerinin en aza indirilmesi için sahada çalışmalarını sürdürüyor. Ekipler sağanak yağış ve fırtınadan etkilenen Demre’nin Çevreli Mahallesi’nde hasar tespit ve destek çalışmalarına başlarken, kent genelinde ve ilçelerde zarar gören alanlarda bakım ve onarım çalışmaları gerçekleştiriyor.
Antalya Büyükşehir Belediyesi, sağanak yağışın ardından selden etkilenen Demre’nin Çevreli Mahallesi’nde yaraları sarmak, kent genelinde fırtına ve yağış nedeniyle zarar gören alanları yeniden güvenli hale getirmek için çalışmalarını sürdürüyor. Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Demre’de yoğun yağıştan etkilenen vatandaşların ihtiyaçlarını belirleyerek hasar tespit çalışmaları yürütürken, devrilen ağaçlara ve zarar gören yeşil alanlara müdahale ediyor. Temizlik, bakım ve düzenleme çalışmalarının yanı sıra evlerde, ahırlarda ve tarım arazilerinde meydana gelen zararların belirlenmesi için de çalışmalar devam ediyor.

Demre’de hasar tespit ve destek çalışmaları
14 Ekim Çarşamba akşamı etkili olan yoğun yağışın ardından Demre’nin Çevreli Mahallesi’nde meydana gelen sel felaketi, yerleşim alanları ve tarım arazilerinde zarara yol açtı. Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri, afetin ardından bölgede temizlik ve hasar tespit çalışmalarına başladı. Sosyal Hizmetler ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, selden etkilenen vatandaşları ziyaret ederek yaşanan mağduriyetleri ve ihtiyaçları yerinde tespit etti. İtfaiye ve ASAT ekipleri de afetin ilk anlarından itibaren sahada görev alarak vatandaşlara destek verdi. Sel sularının bastığı evlerde ve ahırlarda zarar gören eşyalar ile tarımsal ürünler kayıt altına alındı.

Ekipler vatandaşın kapısını çalıyor
Saha hasar tespit çalışmalarına ilişkin bilgi veren Antalya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Yardımlar Şube Müdürü Funda Alparslan Talay, vatandaşların yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için sahada olduklarını belirtti. Talay, "Dün Demre’den gelen görüntüleri büyük bir endişeyle izledik. Bugün de ilk işimiz, selden etkilenen ailelerimizin yanına gelmek oldu. Hem geçmiş olsun dileklerimizi iletmek hem de zararlarını ve ihtiyaçlarını yerinde tespit etmek için buradayız. Yüzlerce arkadaşımız, yüzlerce iş makinesiyle gece boyunca sahadaydı, büyük bir özveriyle çalıştı. Biz de bugün Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak ailelerimizin kapısını çalıyoruz. Yaşadıkları güçlükleri dinliyor, ihtiyaçlarını belirliyoruz" dedi.

Selin vurduğu tarım arazilerinde hasar tespiti
Tarımsal Hizmetler Dairesi’nde ziraat mühendisi olarak görev yapan Nida Kalkan ise selden etkilenen üreticilerin tarım arazilerinde inceleme ve hasar tespit çalışmalarına ivedilikle başladıklarını belirtti. Kalkan, "Sel felaketinin büyük bir kısmı Demre Çevreli Mahallemizde gerçekleşti. Vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için bugün buradayız. Üreticilerimizin seralarını tek tek dolaşıp hasar tespitlerimizi yapmaktayız. Çok fazla ürün zararı var. Ayrıca sera naylonu zarar görmüş seralarda üreticilerimize de sera naylonu desteklerimiz olacak" dedi.

Büyükşehir’in desteği vatandaşlara moral oldu
Yoğun yağış ve fırtınadan ekili seraları zarar gören Çevreli Mahallesi’nde yaşayan genç çiftçi Hüseyin Demirel, "Benim biber ekili 5 dönüm kapalı seram vardı. Mahsulümü bağlayamadan zarar gördü. Büyük üzüntü içerisindeyiz. Komşu seralarımızla birlikte birçok serayı su bastı, göçükler oluştu. Fırtınadan zarar gördü. Üreticiler olarak mücadele etmeye devam edeceğiz. Ayaktayız, yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz. Büyükşehir Belediyemiz ve ilçe belediyemiz afetin ilk dakikalarından itibaren yanımızda oldular. Gerekli yardımı sağlıyorlar. Büyükşehir ekipleri hasar tespit çalışması yapıyor, zararlarımıza bakıyor, raporluyorlar" diye konuştu.
Selden etkilenen üretici Sultan Yapıcı ise, "İki saat süren dolu ile karışık yoğun bir yağışın ardından ani bir su baskını yaşadık. Tarım arazilerimizin seralarımızın olduğu bölge bir anda sular altında kaldı. Şu anda bütün ürünlerimiz su altında. Su hala çekilmedi, bazı seralarımızda hala su var. Suyla beraber sürüklenen dağlardan gelen taş, toprak ve molozlar seraların içerisinde. Ben kapya biber ekiyorum. 8 dönüm bir ekili alanım vardı. Üzgünüz, ancak akşamdan Büyükşehir Belediyemiz mesaj attı 'yarın geleceğiz, kontrol edeceğiz' dediler. Sabah erken saatlerde geldiler tespitlerini yapıyorlar" dedi.

15/10/2026

Evini ateşe verdi, kiracısı canını hiçe sayıp kediyi kurtardı

Antalya'nın Serik ilçesinde cinnet getiren bir ev sahibi, oturduğu 3 katlı binanın son katındaki dairesini ateşe verdi. Yangın mahallede büyük paniğe yol açarken, binada kiracı olarak oturan bir genç, canını hiçe sayarak alevlerin arasından bir kediyi kurtardı. Evini yaktığı öne sürülen ev sahibi ise polis aracında gözyaşı döktü.
Olay, Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Kökez Mahallesi'nde meydana geldi. 3 katlı bir apartmanın en üst katında yaşayan M.E., iddiaya göre henüz bilinmeyen bir nedenle oturduğu daireyi ateşe verdi. Yangın sırasında evde tek başına olduğu öğrenilen M.E., yükselen alevleri fark eden oğlu tarafından son anda dışarı çıkarıldı.
Pencerelerden taşan alevleri gören mahalle sakinleri ve binadaki diğer kiracılar büyük panik yaşayarak kendilerini sokağa attı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak alt katlara sıçramadan söndürüldü.

Genç kiracı, canını hiçe saydı
Yangın anında binada büyük bir insanlık dersi de yaşandı. Apartmanda kiracı olarak ikamet eden Muzaffer Yıldız isimli genç, ev sahibinin dairesinde kedinin mahsur kaldığını öğrenince düşünmeden harekete geçti. Yanan dairenin balkonuna sığınan kediyi kurtarmak için tırmanan genç adam, onu kurtarmayı başardı.
Olay anını anlatan kahraman kiracı Muzaffer Yıldız, "Her şey bir anda oldu. Yangın çıktı, önce bağrış sesleri duydum. Ev sahibimin oğlu içeride kedilerin olduğunu söyleyince hemen kurtarmak istedim. O an canımı tehlikeye attığımı düşünemedim bile, sadece onları çıkarmaya odaklandım. Bir ara korktum ama çok şükür kurtardık. Keşke böyle bir olay hiç yaşanmasaydı" ifadelerini kullandı.

"Evi kendisinin yaktığını söyledi"
Yangına tanıklık eden mahalle sakinlerinden Kadir Tosun ise dehşet anlarını şu sözlerle özetledi: "Pencereden bir anda alevler çıkmaya başladı, sonrasında her yeri sardı. Evde oturan kişi bizzat 'evi kendisinin yaktığını' söyledi. Sonra zaten itfaiye ekipleri gelip müdahale etti."

Gözyaşları içinde karakola götürüldü
Kendi evini yakarak faciaya davetiye çıkardığı iddia edilen ev sahibi M.E., yangının söndürülmesinin ardından polis aracının içinde gözyaşı döktü, ardından ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü.
Yangın sonrası daire kullanılamaz hale gelirken, polis olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.

Address

175. Sokak
Kemer
07090

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Kemer Gözcü Gazetesi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The University

Send a message to Kemer Gözcü Gazetesi:

Shortcuts

Share