Selçuk Üniversitesi Sağlık Yönetimi

Selçuk Üniversitesi Sağlık Yönetimi Selçuk Üniversitesi Sağlık Yönetimi Bölümü 2012-2013

09/11/2013

Sağlık kuruluşlarının çağdaş işletmecilik anlayışı ile yönetilmeleri ihtiyacı ve artan rakabete bağlı olarak nitelikli sağlık yöneticisine olan talep gün geçtikçe artmaktadır. Bunun temel sebebleri arasında; sağlık alanındaki tıbbi ve teknolojik gelişmeler, hasta ve diğer paydaşların memnuniyetlerinin öncelik kazanması, ilaç sektörü, sosyal güvenlik sektörü ve medikal sektördeki gelişmeler ve hızlı değişimler, sağlık turizmi faaliyetlerinin artması sayılabilir. Bu nedenle, küresel boyutta hizmet sektörü içinde önem kazanan “sağlık yöneticiliği” ülkemizde de geleceğin meslekleri arasında yer almaktadır.

Sağlık kurumları, gün geçtikçe artan rekabetçi ortamda var olabilmek için sağlık alanındaki gelişmeleri takip ettikleri kadar, modern işletmecilik yaklaşımlarını da kurumlarında uygulamak zorundadırlar. Tüm sosyal paydaşlara beklenen seviyede kaliteli hizmet sunabilmek konusunda hekimlere büyük rol düşmektedir. Ancak sağlık kurumlarında tıbbi alanlar dışındaki hizmetlerin kalitesinin sürdürülmesinin önemi de göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle ilgili kuruluşların yöneticileri, tıbbi süreçler dışındaki faaliyetler konusunda görev üstlenmektedirler. Bu durum, her geçen gün sayıları artan sağlık kurumlarının “profesyonel sağlık yöneticilerini” istihdam etmelerini gerektirmektedir.

Sağlık yöneticileri diğer profesyonel yöneticilerden farklı yetkinliklere sahip olmalıdırlar. Yönettikleri kurumlarda etkin yöneticilik yapabilmeleri için hem diğer sektörlerden değişik özelliklere sahip sağlık sektörünü çok iyi tanımaları, hem temel tıp bilgisine sahip olmaları, hem de çağdaş yönetim süreç ve tekniklerine hakim olmaları gerekmektedir. Bu nedenle; gerek ülkemizde gerekse bölgemizde sayıları gün geçtikçe artan özel ve kamu sağlık kurumları yetişmiş sağlık yöneticisi bulmakta zorlanmaktadırlar.

İzmir Ekonomi Üniversitesi, kuruluşundan beri yeniliklerin üniversitesi olmuştur. Aynı anlayışın devamı olarak Üniversitemizin Sağlık Bilimleri Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölümü, Ege Bölgesinin ilk vakıf üniversitesinde kurulmuş ilk ve tek Sağlık Yönetimi Bölümüdür. Ayrıca; konusunda uzman ve deneyimli akademik kadrosu, üniversite – sağlık kurumları işbirliğine dayalı eğitim uygulamaları, uluslararası arenada rekabet edebilmek için İngilizce yürütülen ve ikinci bir yabancı dil ile desteklenen, Bologna sürecine eşgüdüm sağlayan, sektörün ihtiyaçlarına göre şekillendirilen öğretin programı Sağlık Yönetimi Bölümü’nün ayrıcalıklarıdır.

Bu bağlamda Sağlık Yönetimi Bölümü’nün temel amacı sağlık sisteminin hızla değişen ve gelişen gereksinmelerinin karşılanmasına yönelik olarak;
• Çağdaş yönetim anlayışını benimseyen,
• Etik değerlere duyarlı;
• Planlama, örgütleme, yürütme, koordinasyon ve denetim fonksiyonlarına ilişkin modern kuram, model ve teknikleri uygulayabilecek gerekli bilgi ve beceriye sahip,
• Ulusal ve uluslararası arenada rakabet edebilen,
• Hasta ve çalışan haklarına saygılı,
• Sağlık yönetimi alanında yürütülecek araştırmalara bilimsel katkı sağlayabilecek yeteneklerle donatılmış sağlık yöneticileri yetiştirmektir.


Programın eğitim dili İngilizce’dir. Eğitim, dört yıl boyunca öğrencilerimizin seçecekleri ikinci bir yabancı dil ile desteklenecektir.

Program süresi 4 yıldır. Programdan mezun olacak öğrenciler "Sağlık Yöneticisi" unvanı alacaklardır.

Sağlık Yönetimi Programı eğitim planında; genel işletme dersleri, yönetim bilimi dersleri, sağlık kurumları yönetimi meslek bilgisi dersleri ve alan uygulama bilgisi kazandıran dersler yer almaktadır. Bu derslerin yanında mesleğe ilişkin spesifik konuları kapsayan çok sayıda seçmeli derste öğrencilere sunulmaktadır.
Öğrencilerimiz eğitim uygulamalarını danışman öğretim elemanlarımız gözetiminde Üniversitemizin anlaşmalı olduğu değişik sağlık kurum ve kuruluşlarında gerçekleştireceklerdir.

Sağlık Yöneticisi Nerede Çalışır?

Sağlık Yönetimi alanı, son derece geniş bir istihdam çeşitliliğine sahiptir. Program mezunları, sağlıkla ilgili tüm kurumların idari ve yönetsel kadrolarında çalışabilirler. Dünyada ve Türkiye’de hazırlanan, sağlık sektörüne ilişkin raporlar (örneğin; TUBİTAK Vizyon 2023 Sağlık Sektörü Raporu ve Sağlık Bakanlığı Reform Dokümanları, Sayıştay Raporları, Kalkınma Planları, TODAİE Raporları), Sağlık Kurumları Yönetimi Mezunlarına giderek artan oranlarda ihtiyaç duyulacağını göstermektedir.

Bu bölümden mezun olan profesyonel sağlık yöneticileri; Sağlık Bakanlığında, SGK gibi kuruluşların sağlık sigortası ile ilgili birimlerinde, kamu hastanelerinde, üniversite ve vakıf hastanelerinde, özel hastanelerde, rehabilitasyon merkezlerinde, diğer tedavi kurumlarında, evde bakım hizmeti veren kuruluşlarda, özel sağlık sigortası firmalarında, sağlık derneklerinde, ilaç, tıbbi cihaz üreten endüstri kuruluşlarında, sağlık araştırma merkezlerinde çalışabilirler. Ayrıca mezunlar öğretim elemanı olarak üzere üniversitelerde istihdam edilebilirler.

26/09/2013

Yönetim:Sanattır.

05/09/2013

Hastane yöneticisi (müdür), sağlık kurumlarında, çeşitli etkinliklerin, düzenlenme ve yürütülmesinde gerekli personel, araç ve gerecin sağlanması, sağlık ve muayene ücretlerini saptayacak eleman olarak yetiştirilir. Doktorlar, hemşireler ve sağlık personeliyle iyi ilişki kurabilen, sabırlı, anlayışlı, hoşgörülü ve soğukkanlı bireyler olmaları, ayrıca insanlara, yardım etmekten zevk duymaları gerekmektedir.

Programın Amacı: Sağlık kurumları işletmeciliği programının amacı çeşitli sağlık kurumlarının orta ve üst düzey yönetim kademelerinde çalışacak elemanları yetiştirmektir.

Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: Sağlık kurumları işletmeciliği programında matematik, bilgisayar, ekonomi, işletme, istatistik, hukuk, özgür kuramı ve tasarımı, tıbbi sosyoloji, sağlık işletmelerinde finansal yönetim, insan kaynakları yönetimi, sağlık politikası ve planlaması sosyal politika ve sağlık sigortacılığı, sağlık ve etik, koruyucu sağlık hizmetleri yönetimi gibi dersler okutulmaktadır. Bu programda bir yıl İngilizce hazırlık eğitimi verilmektedir.

Gereken Nitelikler: Sağlık kurumları işletmecisi olmak isteyenlerin matematik ekonomi ve işletme konularına ilgili ve bu alanda başarılı, analitik düşünme, problem çözme,başkalarını etkileme ve yönlendirme yetenekleri gelişmiş, insanlarla iyi ilişkiler kurabilen kimseler olmaları gerekir. Yaratıcılık meslekte başarıyı artırabilir.

Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler: Sağlık kurumları işletmeciliği programını bitirenlere "Sağlık Kurumları İşletmecisi (Yönetici)" ünvanı verilir. Sağlık kurumları işletmecisi sağlık kurumlarının personel ihtiyacının karşılanması, personelin verimli bir şekilde çalıştırılması, gereken araç-gereç vb. satın alınması, çalışmalarının planlanması ve etkin bir biçimde yürütülmesi gibi işleri yapar.

Çalışma Alanları: Sağlık kurumları işletmecileri kamu, üniversite vakıf hastanelerinde, özel hastanelerde, rehabilitasyon merkezlerinde, Emekli Sandığı, Bağkur, SSK gibi kuruluşların sağlık sigortası ile ilgili birimlerinde, özel sigorta şirketlerinde, ilaç, tıbbi cihaz üreten endüstri kuruluşlarında sağlık araştırma merkezlerinde çalışabilirler. Sağlık kurumlarının özelleştirilmesi veya resmi kuruluşlarının çağdaş işletmecilik anlayışı ile yönetilmesi gereğinin giderek daha fazla hissedilmesi ile bu alanda eğitilmiş insan gücüne duyulan gereksinme artacaktır.

30/07/2013

Bu sene yerleşenler kac binle yerleştiniz yorum atarmısınız

28/07/2013

Sağlık İdaresi Bölümü Tanıtımı:
Bu bölümde sağlık kuruluşlarına uzman elemanlar ve üst düzey yöneticiler yetiştirme amacına yönelik olarak, sağlık idaresi alanında ülke yararına ve ülke koşullarına uygun eğitim ve araştırma yapılmaktadır. Sağlık idaresi yüksek okulunu bitirenlere lisans diploması ve hastane yöneticisi (müdür), hastanedeki çok çeşitli etkinliklerin düzenlenmesinden ve yürütülmesinden, bölümlere gerekli personel, araç ve gerecin sağlanmasından, bütçenin hazırlanmasından, çeşitli hasta bakım hizmetleri ücretlerinin saptanmasından sorumludur. Yönetici, hastanenin halen ve gelecekteki yatak gereksinmesini saptamak için gerekli çalışmaları da yapar.

Programın Amacı: Sağlık İdaresi programları sağlık kuruluşlarının yönetim birimlerinde çalışacak uzman elemanları ve üst düzey yöneticileri yetiştirmekte ve bu alanda araştırma yapmaktadır.
Programda Okutulan Belli Başlı Dersler: Sağlık idaresi programında eğitim süresi 4 yıldır ve bu sürede genel işletme, muhasebe (maliyet muhasebesi, hastane maliyet muhasebesi), hukuk (hukuka giriş, idare hukuku, işletme hukuku, sağlık hukuku), ekonomi (makro ekonomi, mikro ekonomi, sağlık ekonomisi), hastane idaresi ve organizasyonu, davranış bilimleri, yönetim bilimi, beslenme, biyoistatistik, sağlık hizmetleri yönetimi, halkla ilişkiler gibi lisans dersleri verilir. Ayrıca sağlık idaresi yüksekokulu öğrencileri, sağlık kuruluşlarında, özellikle hastanelerde 4 ay süreyle staj yaparlar.

Gereken Nitelikler: Sağlık İdaresi programına girmek isteyen bir kimsenin sözlü düşünme ve hesaplama yeteneği yüksek, psikoloji,sosyoloji ve ekonomi konularına meraklı ve bu alanlarda başarılı, sosyal yardım ilgisi güçlü bir kimse olması gereklidir. Sağlık yönetimi sorunları yoğun olan, durumu nesnel olarak değerlendirmede güçlük çeken hasta ve hasta sahipleri ile iletişim halinde çalışmayı gerektirdiği için sağlık yöneticisi sabırlı, anlayışlı, hoşgörülü ve soğukkanlı olmalıdır. Sağlık yöneticisi hastanenin az çok birbirinden bağımsız bölümleri arasında işbirliği sağlamak için bölüm başkanları, doktor, hemşire ve diğer personel ile iyi bir iletişim kurmak zorundadır. Ayrıca, hastanede çalışan sağlık yöneticisi halkla ilişkilerini yürütme, hastanenin yönetim düzenini ve politikasını saptama durumunda olduğundan, bu mesleğe girmek isteyen kimsenin karar verme gücüne sahip, kendine güvenen, ağır sorumluluk altında verimli çalışabilen, ikna gücü yüksek bir kimse olması beklenir.
Mezunların Kazandıkları Ünvan ve Yaptıkları İşler: Sağlık idaresi programını bitirenlere “Sağlık Yöneticisi” ünvanı verilir. Sağlık yöneticisi (müdür), hastanedeki çok çeşitli etkinliklerin düzenlenmesinden ve yürütülmesinden, bölümlere gerekli personel, araç ve gerecin sağlanmasından, bütçenin hazırlanmasından, çeşitli hasta bakım hizmetleri ücretlerinin saptanmasından sorumludur. Yönetici, hastanenin halen ve gelecekteki yatak gereksinmesini tespit etmek için gerekli çalışmaları da yapar.

Çalışma Alanları: Sağlık yöneticileri kamuya veya özel sektöre ait hastanelerin yönetim işlerinde görev alırlar. Sağlık yöneticiliği ülkemizde son yıllarda bir meslek olarak tanınmaya başlamıştır. Bu nedenle sağlık yöneticilerine büyük gereksinme duyulmaktadır.

28/07/2013

Üniversitemizi kazanan öğrenci arkadaşlarımıza başarılar diliyoruz. Aklınıza takılan soruları sayfamıza mesaj atabilirsiniz.

28/07/2013
02/11/2012

Sağlık Bakanlığı hastanelerinde yarından itibaren ''birlik'' dönemi başlıyor.
2 Kasım 2011'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı'nın teşkilat yapısını yeniden düzenleyen 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu hastane birlikleri oluşturulması kararlaştırılmış, bunun için de verilen bir yıllık süre yarın doluyor.

Düzenleme, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na bağlı ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarının il düzeyinde ''Kamu Hastaneleri Birlikleri'' kurularak, işletilmesini öngörüyor.

Hizmetin büyüklüğüne göre illerde birden fazla kurulabilecek birlik kapsamı dışında sağlık kurumu kalmayacak.

Birlik teşkilatı genel sekreterlik ve hastane yöneticiliklerinden oluşacak. Genel sekreterlik birliğin en üst karar ve yürütme organı olacak. Genel sekreterlik bünyesinde tıbbi, idari ve mali hizmet başkanlıkları bulunacak.

Birliğe bağlı hastaneleri, hastane yöneticisi idare edecek. Hastane yöneticisine bağlı başhekimlik, idari ve mali işler ile sağlık bakım hizmetleri müdürlükleri kurulacak.

Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanı, genel sekreterle doğrudan, başkanlar, hastane yöneticileri, başhekim ve müdürlerle genel sekreterin teklifi üzerine sözleşme yapacak.

2-4 yılı kapsayacak sözleşmeler, bu sürelerin sonunda yenilenebilecek. Genel sekreterin başarısızlık sebebiyle değişmesi halinde başkanların ve başarısızlığa sebebiyet veren hastane yöneticilerinin sözleşmeleri kendiliğinden sona erecek.

Birlikler oluşturulduktan sonra baştabip, baştabip yardımcısı, hastane müdürü, hastane müdür yardımcısı ve başhemşirelerin görevi sona erecek.

29/10/2012




ÜNİVERSİTELERİN
SAĞLIK YÖNETİCİLİĞİ PROGRAMLARI PLANSIZ ARTIYOR

Sağlık yönetimi eğitimi
ne durumda

Türkiye’de toplam 27 üniversitede sağlık kurumları yöneticiliği dalında; ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programları bulunuyor. Bu alanda verilen eğitimin plansız, programsız geliştiğini vurgulayan uzmanlar, artışın gelecekteki ihtiyaçlara göre planlanması gerektiğini belirtiyorlar. Hızlı artış karşısında yetişmiş akademik kadrolar yetersiz kalıyor, dolayısıyla da eğitim kalitesi sorgulanıyor.

Güzin YILDIZCAN

Sağlık yönetimi eğitiminin tarihi gelişimi ve biçimlenmesi, ülkelerin sağlık hizmetlerinin yönetilme ihtiyacı ile paralellik gösteriyor. Örneğin, sağlık hizmetlerinin karmaşık bir şekilde geliştiği, yönetim ihtiyacının yüksek olduğu ABD’de 20. yüzyılın başlarından itibaren gelişmeye başlıyor ve bir meslek olarak profesyonel statü kazanıyor. İhtiyacın olmadığı ya da sağlık hizmetlerinin yavaş geliştiği Türkiye gibi ülkelerde ise sağlık yönetimi eğitimi ve profesyonel bir meslek statüsü kazanması gecikiyor ve sancılı bir süreç oluyor.
Sağlık Yönetimi eğitimi alanında ilk ciddi öğretime 1914 yılında A.B.D’de; A.C. Back Mayer yönetiminde Chicago Üniversitesi’nde başlanıyor. 1928 yılında Charles Mouliner tarafından Marguette Üniversitesi’nde ilk defa hastane yöneticiliği kursu açılıyor.
Avrupa’da ise ilk kez Almanya’da 1959 yılında Hastane Enstitüsü kurularak bu alandaki eğitimin temelleri atılıyor. Aynı yıllarda Fransa’da hastane yöneticileri, milli idarecilik okulunda eğitim görüyorlar. İngiltere’de de, hastane yöneticileri “Kinngs Fund Colege of Hospital Management” programını takip ederek konularında uzmanlaşıyorlar.
Türkiye’de Sağlık İdaresi ve Yönetimi Eğitimi ise yaklaşık 46 yıllık bir geçmişe sahip. Sağlık Bakanlığı, Sağlık İdarecisi yetiştirilmek üzere Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı gereği olarak 18 Aralık 1963 tarihinde Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlık İdaresi Yüksek Okulu’nu kuruyor. 1970 yılında Hacettepe Üniversitesi’nde Hastane İdaresi Yüksekokulu adı altında bir yüksek lisans programı açılıyor ve 1975 yılına kadar eğitim veriyor. 1975 yılında bu programın adı Hacettepe Üniversitesi Sağlık İdaresi Yüksek Okulu olarak değiştiriliyor ve lisans eğitimi de başlatılıyor. 20 Temmuz 1982/41 sayılı KHK ile Sağlık Bakanlığına bağlı okul ile Hacettepe Üniversitesine bağlı okul, Hacettepe Üniversitesi bünyesinde birleştirilerek Sağlık İdaresi Yüksekokulu olarak eğitim faaliyetlerine devam ediyor.
24.04.2006 tarihinde 008913 sayılı Yükseköğretim Kurumu tavsiye kararı ve Hacettepe Üniversitesi senatosu kararı ile İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ne (İİBF) “Sağlık İdaresi Bölümü” olarak bağlanıyor ve halen lisans, yüksek lisan ve doktora programlarıyla eğitim veriyor.
Okulun amacı, “kamu ve özel sağlık hizmetleri için profesyonel Sağlık İdarecileri yetiştirmek üzere eğitim-öğretim yapmak ve sağlık idaresi alanında bilimsel araştırmalar yürütmek” olarak ifade ediliyor. Türkiye’nin sağlık idaresi eğitimi veren ilk üniversitesinin kuruluş ve gelişim öyküsü böyle.
Hacettepe Üniversitesi’nden sonra; 1996 yılında Başkent Üniversitesi, Sağlık İdaresi ve İşletmesi Yüksekokulu kuruluyor, bu yüksekokul 2000 yılında Sağlık Bilimleri Fakültesi içinde yer alıyor. Bu arada, Marmara ve Ankara üniversitelerinde Sağlık Eğitim Fakülteleri bünyesinde Sağlık Yönetimi Programları açılıyor.
2003 yılına gelindiğinde Sağlıkta Dönüşüm Programı çerçevesinde özel sağlık kuruluşlarının sayısının artması ve kamu hastanelerinde yapılan yenilikler nedeniyle Türkiye sağlık sektörü de yönetilme ihtiyacı duymaya başlıyor.
Geleneksel yönetici başhekimlerin yerini hastane müdürleri almaya başladığı gibi diğer yönetim kademelerinde de sağlık sektörünün ihtiyaçlarını ve sağlık hizmetlerinin nasıl yönetileceğini bilen elemanlara ihtiyaç duyulur hale geliniyor. Bu nedenlerle sağlık yönetimi eğitimine duyulan ilgi hızla artıyor.
Hal böyle olunca devlet üniversitelerinin yanı sıra vakıf üniversiteleri de sağlık yönetimiyle ilgili bölümler açarak; eğitim vermeye başlıyorlar.
Hastane Dergisi Kasım-Aralık 2004 tarihli 31. sayısında konuyu araştırdığımızda o tarihte Türkiye’de toplam 11 üniversitede sağlık yönetimiyle ilgili Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans ve Doktora programı olduğunu görüyoruz. Bunların; 3 tanesi Ön Lisans, 4’ü Lisans, 8’i Yüksek Lisans ve 3’ü de Doktora programı (bakınız Tablo-1).
5 yıl sonra konuyu tekrar gündemimize aldık. Yeniden kapsamlı bir araştırma yaptık, araştırmamız sonucunda; o günden bugüne kadar geçen zaman içinde sağlık yöneticiliği eğitime veren okulların sayısının hızla arttığı ortaya çıktı.
Türkiye’de kamu, vakıf-özel olmak üzere toplam 27 üniversitede; ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora programları veriliyor. Bunlardan 10 tanesi önlisans, 12’si lisans, 14’ü yüksek lisans ve 4 tanesi de doktora programı (bakınız Tablo-2 / tabloda yer alan lisans ve önlisans programları ÖSYM kitapçığından alınmıştır). Ayrıca, KKTC Lefke Avrupa Üniversitesi’ndeki Sağlık Yönetimi Lisans programına da ÖSYM ile öğrenci alınıyor. Sağlık Kurumları Yöneticiliği eğitimi veren üniversitelerin ilgili bölümlerinde ders konuları ve ders saatlerinde bir standart olmamakla birlikte; Sağlık Ekonomisi Finans Yönetimi İnsan Kaynakları Yönetimi Sağlıkta Kalite Yönetimi Halkla ilişkiler, Sağlık Mevzuatı ve Hukuku Sağlık İşletmelerinde Pazarlama Sosyal Güvenlik, Sağlık Politikaları, Yönetim-Organizasyon, Epidemiyoloji, Stratejik Yönetim, Sağlık Sigortacılığı ve İletişim dersleri veriliyor.
Mezunlar; kamu ve özel sağlık kurumlarında, üniversite hastanelerinde, medikal firmalarda, sigorta şirketlerinde, sosyal güvenlik kurumlarında, ilaç sektöründe vb. kurumlarda istihdam ediliyorlar.
Lisans eğitimi veren üniversitelerin ilgili bölümlerinde kontenjanları yılda 600 öğrenci civarında bulunuyor. Yüksek lisans ve doktora programlarına katılanların sayısı ise giderek artıyor. Bu alandaki eğitime, sağlık sektöründen olduğu gibi sektör dışından da ilgi gösterenlerin sayısı az değil.
Sağlık yönetimi eğitimine son yıllarda verilen önemi ve eğitimli sağlık yöneticisi ihtiyacının artışını vurgulamak için Okan Üniversitesi İİBF Sağlık Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Yıldırım B. Gülhan şu örneği veriyor:
“İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü web sitesinden edindiğim bilgiye göre; İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü, Kamu Hastane Birlikleri Yasa Taslağı’ndan sonra İstanbul’daki Sağlık Bakanlığı birimlerinde çalışan, isimlerini kendilerinin belirlediği 250’si doktor olan 407 sağlık çalışanına Sağlık Yönetimi Yüksek Lisans eğitimi aldırdı.”
Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sağlık İdaresi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mehtap Tatar da kendi okulunda özellikle yüksek lisans programına; hekimlerden, eczacılardan, hemşirelerden ve İktisadi ve İdari Bilimler Fakültelerinin diğer bölümlerinin mezunlarından yoğun talep geldiğini söylüyor. Prof. Dr. Tatar, “Ayrıca Hacettepe Üniversitesi’nin Sürekli Eğitim Merkezi ile birlikte yürütmekte olduğu ‘Sağlık Kurumları Yönetimi Sertifika Programı’na olan yoğun talep de özellikle, özel sektörde çalışanların bu alana duydukları ilginin somut bir göstergesidir” diyor.
Evet, sağlık kurumları yöneticiliği eğitimi ihtiyacı giderek artıyor ve ihtiyaca bağlı olarak talep artışı yaşanıyor ve tabii burada ekonominin kuralları devreye girerek arz da artış gösteriyor. Bu noktada bazı sorunlar ortaya çıkıyor.
Sorunlardan biri, eğitim veren kurumların sayısı ile konunun tam uzmanı olan öğretim üyesi sayısının paralellik göstermeyişi. Zira yeni bir alan olduğu için yeterli akademik kadro henüz yetişmiş değil. Dolayısıyla hızla artan Sağlık Yöneticiliği; lisans, lisansüsü ve doktora programlarında eğitim verecek nitelikteki uzman sayısı yetersiz kalıyor. Elbette dersler boş geçmiyor ancak, eğitim verenlerin akademik bilgi ve deneyimleri birbiriyle eşit olmayınca üniversiteler arasında eğitim kalitesinde farklılıklar ortaya çıkıyor. Yine fakültelerde verilen ders sayıları ve derslerin içeriği hatta ana başlıkları birbirinden farklı. Bu noktada uzmanlar, eğitim kalitesini sorguluyorlar.
Okan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sağlık Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mithat Kıyak, bu gerçeğinin altını çiziyor:
“Ülkemizde sağlık yöneticisine gereksinim olduğu bilinci geliştikçe, üniversitelerde yeni sağlık yönetimi bölümleri açılmaya başlandı. Bunu sevinçle karşılamakla birlikte artık yeni bölüm açmanın bir planlama doğrultusunda yapılması gerektiğini düşünüyorum. Sağlık yöneticisi eğitimi ne kadar gerekli ise, bu eğitimi verecek birimlerin de o kadar planlı olması gerekir. Öte yandan yüksek lisans eğitimine ya da sertifika eğitimine yoğun talep olması, beraberinde sağlık kökenli öğretim üyesi olmayan ve sağlık yönetimi alanında sektörel deneyimi olmayan kadrolarla programlar başlatılması problemini getirdi. Ne yazık ki bu durumu denetleyen bir kurum da yok. Yüksek lisans yapmak isteyenlerin bazıları için tek kriter olarak, nerede daha ucuza ve fazla yorulmadan bu diplomaya sahip olabilirim düşüncesi var.” Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haydar Sur ise klinisyenlerin profesyonel sağlık yönetimini reddetme gayretinin bütün dünyada yaşanmış bir sorun olduğunu vurgulayarak söze başlıyor. Prof. Dr. Sur, “Sağlık yönetimi gelişemeyince mesleğin eğitim kurumu da gelişemiyor. Aynı durum ülkemizde de yaşanmıştı. Şimdi klinisyenlerin de heves ettikleri sağlık yönetimi eğitimleri popüler oldu” diyor. Eğitim kalitesiyle ilgili endişelerini de şöyle dile getiriyor:
“Yüksek lisans, sertifika vb. eğitimler iyice yaygınlaştı. Bunlar sevindirici gelişmeler. Ancak, eğitimlerin süslü vaatlerine rağmen içinin boş kalması tehlikesi var. Birçok kurumda hayatında hastaneye sadece hasta olarak adım atmış kişiler, hastane yönetimi dersi vermeye kalkıştı. Sektörün aktörleri nihayet sizin verdiğiniz eğitimlerin kişileri nasıl yetiştirdiğini ve geliştirdiğini gözleyecek ve size ona göre not vereceklerdir. Teorik temrinlerden öteye geçemezsek sektörün işine yaramayız ve kimsenin bize saygısı kalmaz.”
Bir diğer sorun da, eğitim veren okul sayısı ve tabii ki öğrenci ve mezun sayısında bir süre sonra patlama yaşanması, dolayısıyla ihtiyaç fazlasının ortaya çıkması ihtimali. Çizdiğimiz bu tablo maalesef Türkiye’nin ‘hastalıklı’ gerçeklerinden biri. Bilindiği gibi Türkiye’de yeni bir alan, yükselen trent olarak pompalanır ve o alana ilgi plansız bir şekilde hızla artar. Ardından da; o iş, meslek ve işletme “tu kaka” olur.
Bu fikre destek yine Prof. Dr. Mithat Kıyak’tan geliyor. Prof. Dr. Kıyak, “Türkiye’de henüz konuyla ilgili ulusal bir planlama yok; kaç yılda ne kadar sağlık yöneticisi lisans mezununa gereksinim var, ne kadar sağlık yönetimi bölümü olmalı ve bu bölümlere her yıl ne kadar öğrenci alınmalı sorularının yanıtı verilmiş değil” diyor.
Her üniversitenin farklı ders saati ve farklı ders programı uyguladığını hatırlatan Sağlık Yöneticileri Derneği (SYD) Başkanı Dr. Onur Yarar da “hoca sıkıntısı”ndan söz ediyor. Üniversitelerde açılan yeni bölümlerle birlikte lisans ve lisansüstü programlarda mevcut akademik kadroların yetersiz kaldığını, hastane ve sağlık yöneticiliği alanında uzman öğretim üyelerinin yetişmesinin zaman alacağını vurguluyor. Bu nedenle doktora programlarının artması gerektiğini söylüyor. Bazı üniversitelerdeki durumu şöyle anlatıyor:
“Lisans ve yüksek lisanslarda; hoca sayısı yeterli değil. Bu yetersizlik yüzünden genel işletme anlatan bir hocaya, ‘git sen hastane işletmeciliği de anlat’ diyorlar.
Genel ekonomi bilen bir öğretim üyesi, sağlık ekonomisi anlatıyor. Oysa sağlık ekonomisi için ayrı akademik kariyer yapmış öğretim üyesi lazım ama mevcutların sayısı yeterli değil.”
Dr. Yarar sağlık yöneticiliği konusunda uzmanlaşmak isteyenlere bir öneride bulunuyor, “Özellikle lisans üstü eğitim alanlar, bir yandan sağlık kuruluşunda çalışırken bir yandan eğitimlerini sürdürsünler veya bu tür kurumlarda çalıştıktan sonra master programlarına katılsınlar. Pratiğini bilmeden teorisini öğrenmek zorlayıcı oluyor.”
Sağlık kurumları yönetimi eğitiminin genel sıkıntılarının Türkiye’de hemen hemen tüm üniversitelerin yaşadığı sorunlarla paralellik gösterdiğini vurgulayan Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Şahin Kavuncubaşı ise görüşünü şöyle dile getiriyor:
“Sağlık kurumları, doğal olarak nitelikli işgücü arayışındadır; eğitim alt yapısındaki yetersizlikler, ülke gerçeklerine uymayan yüksek öğretim politikaları, üniversite özerkliğinin olmayışı, bütçe sıkıntıları, liyakata dayalı olmayan yönetici atamaları, hemen hemen tüm üniversitelerde eğitim ve araştırma işlevini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu olumsuzlukların öğrenci kalitesini etkilememesi düşünülemez.”
Son zamanlarda üniversitelerde sağlık yöneticiliğiyle ilgili çok fazla program açıldığını belirten Prof. Dr. Kavuncubaşı, “Bu sürecin, hali hazırda yüksek düzeyde olan işsizlik oranını artıracağı kanaatindeyiz” diyor.
Prof. Dr. Mehtap Tatar’a göre de sağlık yönetimi eğitimiyle ilgili en önemli problem, bu alanda açılan yeni bölümlerin altyapılarındaki sorunlar. Prof. Dr. Tatar, bu sorunlar nedeniyle son dönemde açılan bölümlerin eğitim kalitesinden şüphe duyuyor. Eğitim kalitesinin yükselmesinin yeni öğretim üyelerinin yetişmesiyle mümkün olacağını vurgulayan Prof. Dr. Tatar, doktora programlarının daha da geliştirilmesi gerektiğine dikkati çekiyor.
Öğretim üyesi sayısının yetersizliğine dikkati çekenlerden biri de Dr. Yıldırım B. Gülhan. Dr. Gülhan, “Öğretim üyelerinin içinde sağlıktan gelenlerin olması ve bazı dersleri mutlak onların vermesi gerektiğine inanıyorum. Sağlık çok farklı bir alan ve yönetimi de farklılık arz ediyor” diyor.
Üniversitelerin Sağlık Yönetimi bölümlerine öğrenci alınmasının bir ölçütü olmadığını bu konuda yapılmış ve yapılması düşünülen bir planlamanın da bulunmadığını söyleyen Dr. Gülhan, üniversitelerin sağlık yöneticiliği bölümlerinin bugünkü hızıyla açılmaya devam etmesi halinde, önümüzdeki yıllarda mezunların iş sıkıntısı yaşayacağını düşünüyor ve şöyle bir hesaplama yapıyor:
“Bugün yılda toplam 800-1000 öğrenci mezun oluyor, önümüzdeki yıllarda bu sayı artabilir. Oysa Türkiye de; Sağlık Bakanlığı hastaneleri, üniversite hastaneleri, özel hastaneler ve diğer kurum hastaneleri toplamı 1300 civarında. Ayaktan teşhis ve tedavi yapan sağlık kuruluşu sayısı 2000 civarında. Bunlara ilave olarak ilaç sektörü, sigorta kurumlarını düşünürsek, mevcut bekleyenleri de düşünürsek iş bulma sıkıntısı yakın zamanda yaşanmaz gibi görünse de, sektörde işe yerleştirmelerin yeterliliğe, uygun eğitime göre değil de benden olsun, bizden olsun, torpil, kayırmacılık gibi nedenlerle yapılmasından dolayı iş sıkıntısı yaşanacak gibi görünmektedir.”
Yeni kurulan eğitim kurumları ile eğitim programlarının sayısının arttığını hatırlatan Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Güven, bu artışa rağmen sağlık kurumlarının sayısının fazla olması nedeniyle, sağlık yöneticiliği programlarının henüz yeterli sayıda olmadığını düşünüyor. Ancak, bu alanda uzmanlaşma arttıkça doğal olarak eğiticilerin nitelik ve niceliğinin de artacağını belirtiyor. Prof. Dr. Güven durumu şöyle özetliyor:
“Zaman içinde sağlık kurumlarının yapısının giderek karmaşıklaşması, sağlık hizmetlerindeki çeşitliliğin artması, teknoloji, işletme ve bilişim alanındaki son yıllardaki baş döndürücü gelişmeler sağlık kökenli olup herhangi bir yönetim veya işletme altyapısı olmayan yöneticisi olan sağlık kurumlarının organizasyon, planlama, işletme gibi temel süreçlerinde yetersizliklere yol açmaya başlamıştır. Sözü edilen bu boşluğun doldurulmasında ‘profesyonel sağlık yöneticisi’ yetiştirecek olan Sağlık Yönetimi bölümü mezunları önemli bir rol oynayacaktır. Ancak yukarıda sözü edilen sağlık kökenli yönetici modelinin halen ülkemizde dominant bir imaj olması henüz çok yeni bir alan olan Sağlık Yönetimi bölümünün ne yaptığı ve neleri hedeflediğinin henüz tam anlaşılamamasına yol açmaktadır. Bu nedenle kurum olarak sağlık yönetimi bölümünün meşrulaşmasında önemli etken olacağımız düşüncesindeyim.”
Yazımı, Prof. Dr. Zeynep Güven ile benzer bir görüşü dile getiren Prof. Dr. Şahin Kavuncubaşı’nın pro-fos-yönel yönetimden profesyonel yönetime geçiş sürecinin hızlanmasına yönelik sözleriyle noktalıyorum:
“Bilimsel açıdan bakıldığında sağlık kurumları yöneticilerine yüksek ihtiyaç duyulduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu ihtiyacı, kamu veya özel kesim sağlık kurumlarının gerçekten doğru şekilde belirlediklerini ve tanımladıklarını söylemek mümkün görünmemektedir. Kamu hastaneleri ile çoğu özel hastanelerin üst düzey yönetim organlarında yer alan yöneticilerin mesleki profili incelendiğinde, özel hastanelerin bile profesyonel yönetim felsefesini benimsedikleri konusunda ciddi kuşkular bulunmaktadır. Eğitim süresi ve eğitim maliyeti en yüksek grup olan hekimlerin, yönetim organlarında tam zamanlı veya yarı zamanlı istihdam edilmesi bile, profesyonel yönetim felsefesinden ne derece sapma içinde olduğumuzun kanıtıdır. Yöneticiliğin bir unvandan daha çok bir formal eğitim ve deneyimle oluşan formasyon olduğunu ayrımsadığımız zaman, pro-fos-yönel yönetimden profesyonel yönetime geçişim sürecinin hızlanacağına inanıyoruz.”

22/10/2012

Yüksek performans ve başarı, kişinin yaptığı işe yürekten adanması ile mümkündür. Kişi ancak sevdiği işe kendini adayabilir. Sevdiği işi yapmanın ön koşulu ise, eksik yönlerini geliştirmeye çalışmaktan çok, güçlü yönlerini fark etmek ve yeteneğinin olduğu alana odaklanmaktır.
İşine adanmak, hayata adanmayı da beraberinde getirir. Bunu başarabilen kişilerin öz saygısı yüksektir.

20/10/2012

Sayfa ile ilgili görüş ve isteklerinizi mesaj bölümünden bizlere iletebilirsiniz.

17/10/2012

Yönetici; "başarının on şartı" :

Fikir üretimi,

İş bitirme azim ve heyecanı,

Çalışkanlık,

Bilgi,

Deneyim,

Organizasyon ve planlama gücü,

Finans gücü,

Denetim gücü,

Çevre ile içte ve dışta iyi ilişkiler kurma özelliği,

Şans

Address

Konya

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Selçuk Üniversitesi Sağlık Yönetimi posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share